Bozkurtların Ölümü’nün devamı. Göktürklerin elli yıllık esaretten sonra Kutluk Kağan’ın önderliğinde yeniden devlet kuruşunu anlatır.
Konusu
Bozkurtlar Diriliyor, Bozkurtların Ölümü'nün bittiği yerden başlar. İlk bölümde Çin imparatoru Tay-tsung, Kür Şad'ın baskınından sonra korku içindedir; yalnızca kırk bir kişinin bu kadar büyük bir saldırı yaptığına inanamaz. Çin komutanları esir Türklerin akıbetini tartışır ve sonunda onları Çin'in içinden uzaklaştırıp kuzeydeki eski yurtlarına göndermeye karar verirler. Çinliler bunun, Kür Şad'ın istediği şeyi kabul etmek anlamına geldiğinin farkındadır. Türklerin başına da kendi seçtikleri, Bozkurt soyundan sayılmayan Sırba Tegin getirilir.
Roman daha sonra kırk yıl ileri atlar. Kür Şad'ın eşi, ihtilal gecesi dört yaşındaki oğlunu alarak kaçmış, uzak bozkırda dört çadırlık küçük bir obada yaşamıştır. Ölüm döşeğindeki kadın, artık kırk yaşlarında olan oğlu Urungu'ya babasının Kür Şad olduğunu açıklar ve bu sırrı saklayacağına dair ondan söz alır. Elinde soyunun tek işareti olarak altın ve gümüş işlemeli bir bıçak kalır. Annesini kaybeden Urungu, oğlu Taçam'ı obada bırakarak bozkıra açılır.
Yolda Dokuz Oğuz kağanı Baz Kağan'ın kızı Ay Hanım ile karşılaşır. Ay Hanım güzel, savaşçı ve insanların içinden geçeni sezebilen bir kızdır; Urungu, onu çok sevdiği eşine benzettiği için de kıza gönül bağlar. Ancak Dokuz Oğuzlar onun soylu biri olduğundan şüphelenir ve Urungu yanlarından ayrılmak zorunda kalır. Bu sırada Göktürkler Kutluk Şad etrafında toplanmaktadır. Tonyukuk ve Boyla Baga Tarkan'la birlikte Çin'e karşı mücadeleyi başlatan Kutluk, Tonyukuk tarafından kağan ilan edilir ve İlteriş Kağan adını alır. Urungu da onun ordusuna onbaşı olarak katılır.
Böylece romanın asıl düğümü kurulur: Urungu Göktürk saflarındadır, sevdiği Ay Hanım ise Göktürklerle savaşan Dokuz Oğuzların önderidir. Bozkurtların Ölümü'nün Onbaşı Pars'ı, şimdi yaşlı bir binbaşı olarak oğullarıyla Batı'dan Ötüken'e döner. Urungu'nun ok atışını ve dövüşünü görünce onu Kür Şad'a benzetir; annesinin kim olduğunu ve bıçağı öğrenince gerçek kimliğini anlar. Konuşmaları duyulur, Ay Hanım da sevdiği adamın Kür Şad'ın oğlu olduğunu öğrenir. Bir savaşta Urungu, sevdiği kadının eliyle yaralanır.
Romanın yan hikâyeleri ana olayı genişletir. Yaşlı bir demirci, ölmeden önce biri Kutluk Şad, biri Kür Şad'ın oğlu için iki kılıç döver; ilkinin üzerinde, Kutluk henüz kağan olmadan "İlteriş Kağan" yazmaktadır. Genç Deli Ersegün babasının öcünü almak için Ay Hanım'ın otağına girer, ama onunla vuruşup yenilince ona âşık olur. Tonyukuk'un Çin sarayına yerleştirdiği casus Karabuka, Çin'in akın planlarını Türklere ulaştırır; sonunda yakalanır ve ölmeden önce kendi kanıyla duvara Ötüken'e selam yazar.
Sonunda Göktürkler, Çin ve Kıtaylarla birleşmeye hazırlanan Dokuz Oğuzların üzerine yürür. Savaşta Ay Hanım ölür. Urungu, sevdiğinin cansız bedenini kucaklayarak efsaneye göre her yıl bir kadınla bir erkeği alan Ölüm Uçurumu'ndan atlar. Bu acılara dayanamayan yaşlı Pars da ölür. Göktürk devleti yeniden kurulmuştur, ama bu dirilişin bedeli ağır kişisel kayıplarla ödenmiştir. Kitap, bozkurtların 1300 yıl sonra yeniden dirileceğine işaret eden bir sonla kapanır.
Kişiler
- Urungu: Kür Şad'ın oğlu, romanın başkahramanı. Az konuşan, hüzünlü, babası gibi usta bir savaşçıdır; kimliğini saklayarak İlteriş Kağan'ın ordusunda savaşır.
- Ay Hanım: Dokuz Oğuz kağanı Baz Kağan'ın kızı. Savaşçı, güzel ve sezgileri güçlü bir önderdir; Urungu ile aşkı romanın merkezindedir.
- Kür Şad'ın eşi (Altın Tarım): İhtilal gecesi oğlunu kurtarıp kırk yıl çile çeken vefalı Türk anası. Adını Pars sayesinde öğreniriz.
- Binbaşı Pars: İlk romanın Onbaşı Pars'ı. İki romanı birbirine bağlar ve Urungu'nun kimliğini ortaya çıkarır.
- Kutluk Şad / İlteriş Kağan: İkinci Göktürk Devleti'nin kurucusu, tarihî kişi.
- Tonyukuk: Kutluk'u kağan ilan eden, kurnaz ve cesur devlet adamı ve komutan, tarihî kişi.
- Taçam: Urungu'nun oğlu, Kür Şad'ın torunu. Yaşlı demircinin Kür Şad'ın oğlu için yaptığı kılıç ona verilir.
- Deli Ersegün: Ay Hanım'ı öldürmeye gidip ona âşık olan genç Göktürk eri.
- Karabuka (Yin-şao): Tonyukuk'un Çin sarayına yerleştirdiği casus.
- Baz Kağan ve Yüzbaşı Kadir Baga: Dokuz Oğuz kağanı ve Ay Hanım'ın sadık komutanı.
- Tay-tsung, Vu Katun, Sırba Tegin: Türklerin karşısındaki Çin imparatoru, Çin imparatoriçesi ve Çin'in Türklerin başına getirdiği tegin.
Tarihî arka plan
Roman, Çin esaretinin ardından İkinci Göktürk Devleti'nin kuruluşunu anlatır. Çağlayan Tan'ın tezine göre romanın tarihî zamanı aşağı yukarı 679-687 yıllarını kapsar ve yazar olayları büyük ölçüde Tonyukuk yazıtına dayandırmıştır. Kutluk'un küçük bir toplulukla yola çıkıp kısa sürede Türk boylarını etrafında toplaması, Çin'den kaçan Tonyukuk'un ona katılması, Dokuz Oğuzların Çin ve Kıtaylarla birleşme girişimi ve Tonyukuk'un onları birleşmeden önce yenmesi tarihî olaylardır. Kutluk Şad'ın İlteriş Kağan unvanını alması ve Tonyukuk'un onu kağan yapmakla övünmesi de yazıtta yer alır. Urungu, Ay Hanım, Pars ve Karabuka ise kurmaca kişilerdir.
Yazılışı ve yayımı
Çağlayan Tan'ın tezinde romanın yazımının 15 Nisan 1949'da bittiği belirtilir. Kitap aynı yıl Türkiye Yayınevi tarafından basıldı; Atsız o yıllarda bu yayınevinde uzman olarak çalışıyordu. Kür Şad'ın oğlunun ilk romanda kurtarılıp uzaklara götürülmesi, araştırmacılara göre Atsız'ın devam romanını baştan tasarladığını gösterir.
1973'ten itibaren iki roman "Bozkurtlar" adıyla tek ciltte yayımlandı. Atsız 1974'te Adile Ayda'ya yazdığı mektupta iki romanın birleşik ve daha iyi bir baskısının çıkacağını haber verir, başka bir mektubunda renkli resimli onuncu basımı gönderir. Aynı yıl bir başka mektubunda "Bozkurtlar"ın da bir devamı olacağını yazmış, ancak bunu gerçekleştirememiştir. Kültür Bakanına açık cevabında ise romanlarından uyarlanan filmlerde Deli Ersegün'ün gülünç bir tipe çevrildiğinden yakınır.
Temalar
İlk romanın ana teması çöküşse, bu romanınki diriliştir: esaretten kurtulma, yeniden ad ve devlet sahibi olma. Bununla birlikte araştırmacıların hemen hepsi, Bozkurtlar Diriliyor'da aşk temasının tarihî olayların önüne geçtiğini vurgular. Urungu ile Ay Hanım'ın aşkı, ancak ölümde kavuşan halk hikâyesi âşıklarını hatırlatır. Alev Uysal'ın tezinde aşk, Ölüm Uçurumu'nun simgelediği zaman ve yol, anne ile tılsımlı bıçağın taşıdığı geçmişin hafızası romanın başlıca izlekleri olarak incelenir.
Kişisel mutluluk ile millî görev arasındaki çatışma da önemli bir temadır: Urungu, sevdiği kadının milletine karşı savaşmak zorundadır. Fedakârlık, soy ve süreklilik (Kür Şad'dan Urungu'ya, oradan Taçam'a geçen miras), casusluk ve dış düşmana karşı uyanıklık romanın öteki temalarıdır. Ay Hanım gibi kadın kahramanların savaşçılığı, ilk romandaki Almıla geleneğini sürdürür.
Sık sorulan sorular
Bozkurtlar Diriliyor romanının konusu nedir?
Roman, Kür Şad ihtilalinden kırk yıl sonra Göktürklerin İlteriş Kağan ve Tonyukuk önderliğinde Çin esaretinden kurtulup yeniden devlet kurmasını anlatır. Bu tarihî çerçevenin içinde Kür Şad'ın oğlu Urungu ile Dokuz Oğuz kağanının kızı Ay Hanım'ın trajik aşkı işlenir.
Bozkurtlar Diriliyor'un kahramanları kimlerdir?
Başkahraman Kür Şad'ın oğlu Urungu'dur. Ay Hanım, Binbaşı Pars, İlteriş Kağan, Tonyukuk, Taçam, Deli Ersegün ve casus Karabuka romanın öteki önemli kişileridir.
Urungu kimdir?
Urungu, Kür Şad'ın ihtilal gecesi annesiyle birlikte kaçırılan oğludur. Babasının kim olduğunu ancak kırk yaşlarında, annesi ölmeden önce öğrenir. Kimliğini saklayarak İlteriş Kağan'ın ordusunda savaşır ve sonunda Ay Hanım'ın cesediyle Ölüm Uçurumu'ndan atlar.
Bozkurtlar Diriliyor ne zaman yazıldı?
Roman 1949'da tamamlanmış ve aynı yıl Türkiye Yayınevi tarafından basılmıştır. 1973'ten beri Bozkurtların Ölümü ile birlikte "Bozkurtlar" adıyla yayımlanmaktadır.
Bozkurtlar Diriliyor nasıl bitiyor?
Göktürklerle Dokuz Oğuzlar arasındaki savaşta Ay Hanım ölür. Urungu onun cesedini kucaklayarak Ölüm Uçurumu'ndan atlar, yaşlı Pars da bu acıya dayanamayarak ölür. Devlet yeniden kurulmuştur ama bedeli ağır olmuştur.
Bozkurtlar Diriliyor, Bozkurtların Ölümü'nün devamı mı?
Evet. Roman ilk kitabın bittiği yerden başlar ve iki kitabı Kür Şad'ın oğlu Urungu ile ilk romanın Onbaşı Pars'ı birbirine bağlar. İki roman bugün "Bozkurtlar" adıyla tek ciltte okunmaktadır.