Azizim Herr Schamann von Dorul(1), Evvela mart-ı şerifini ve nevruz-ı şerifini tebrik eder, günlerin boy bakımından geceyi geçmesi dolayısıyla tebriklerimi sunarım. Musa Jusifzade’nin 22 Şubat’ta yazıp uçakla gönderdiği mektubu dün aldım. Sonunda sana da selamları var. Orada
“İdamlar yapılmazsa ordunun izzetinefsi çok kırılacaktır” Azizim Hacaloğlu, Mektubunu alalı epey oldu. Kültür Müsteşarı falanı arayarak benim için zahmete girdiğin için teşekkür ederim. Bundan sonra o zevatı arama. Çünkü Necati Sepetçioğlu, kitabın yakında piyasaya çıkarılacağını söyledi. Kimse
Muzaffer, İşbu nâme, bir iş mektubudur. Şöyle ki: Irkçılık-Turancılık dâvâsını, bütün boş vakitlerimi o işe ayırmış bir vaziyette hazırlamaktayım(1). Mahkeme safhasına kadar olan kısımda, ev aramaları, tevkifler ve Emniyet’te yapılan sorgular hususlarında bir hayli eksikler var.Bu arada,
Kardeşim Yılanlıoğlu, Maalesef Orkun’u yaşatmaya imkân yok. Ben alâkadar olamadığım için Orkun’un daha büyük hatalar işlemesi muhtemel. Tevfik İleri’yi Türkçü diye müdafaa etmeleri bunu gösteriyor. O Necdet Sançar’ı sürer gibi Edirne’ye yollarken Orkun onu müdafaa etti(1). Onu
Muhterem Adile Ayda Hanım, Mektubunuzu ve kitabınızı(1) aldım. Teşekkür ederim. Bu konuda hiçbir fikrim olmadığı için, fikir beyan edemeyeceğim. Yalnız, delillerinizin kuvvetli olduğuna beni ikna ettiğinizi söyleyim. Kitabın sonundaki mukayeseli resimleri iyi seçmişsiniz. Bu arada, tarih kitaplarında
Azizim Refet Körüklü Beğ, Bu sabah çocuklara telefon ederek size son iki sayının gitmediğini, Muzaffere yollamalarını söyledim ama onlar aşık oldukları için unuttular. O sebeple ben, bendekilerden yirmişer tane gönderiyorum. Siz Muzaffer’e göre daha serbest olduğunuz için
Azizim Şaman, Bayram tebriği kartını ve 22 Kasım tarihli mektubunu aldım. Nihayet oradaki (1) durumundan memnun olmaya başladığını öğrenince tabi ben de memnun oldum. Malüm ya, bizim bir özelliğimiz de hiçbir şeyden memnun olmamaktır. Önünde kalan şu
Herhangi bir Türk Hanımı olsaydınız, mektubunuz sadece mültefit bir mektup olarak kalacaktı. Fakat sizi Cumhuriyet’teki(1) yazılarınızla tanıyıp, tasavvufa, ümmetçiliğe ve taklitçi batıseverliğe düşmüş aydın Türk kadınları ile mukayese ettikten ve bizzat tanımak şerefine eriştikten sonra, teveccühünüzün değeri
Azizim Hasan Oraltay Beğ, 15 Ekim tarihli mektubunu aldım.Kazakistan’da Farabi için yapılan neşriyat ve hareketler çok ilgi çekici. Tabiî, Farabi’ye komünistti diyenler çıkacak. Komünistlere bakılırsa Tanrı da komünisttir. Bizim apartımanın işi biraz düzene girdi gibi. şimdi de
