Adile Ayda’ya (14)

Hüseyin Nihal Atsız·

17 Mart 1974

Çok muhterem Adile Ayda Hanım,

13 Şubat tarihli mektubunuzun ve telgrafınızın geri çevrildiğini gösteren kağıdı alalı bir ayı geçmiş, doğrusu utanarak cevap veriyorum. Önce teşekkürlerimi bildireyim. İyiyim. İyi sayılırım. Fakat halâ muntazam çalışma düzenimi kuramadım. Yeni ev küçük olduğu için, yerleşme işi daha tamamlanmadı. Bunun dışında ufak, tefek, fakat çok olduğu için, hayli sıkıcı olan gaileler…

“Ruh Adam” dolayısı ile bir iki kelimeyle beni tahlil eden satırlarınız, üzerimde cidden müessir oldu. Şunu söyleyim: “Ruh Adam” bitmedi. Onun bir devamı olacak. “Bozkurtlar”ın da bir devamı olacak. Fakat bütün bunlar ben olursam olacak. Çark bir dönmeğe başlasa, gerisi kolay amma o ağır makineyi işletmek zor, çok zor…

Bugünkü iktidarı nasıl bulduğum hakkındaki sorunuza da cevap vereyim: Hem gülünç, hem tehlikeli. Bunlar hiç bir şey yapamayacaklar ve belki de yeni bir askerî müdahaleye sebep olacaklardır. Muhalefet lideri denen köylü ise, aşırı solla yobazlığın el ele vererek iktidara geçmesinin tek mesulüdür. Başbakanlıktan vazgeçseydi, yine kendi partisi iktidarda olacak, solun, anarşizmin beliren kıpırdanmaları gözükmeyecek, vatan hainleri cezadan kurtulamayacaktı.

Bir yüzsüzlük devrinde yaşıyoruz. Nâzım Hikmet’e “vatan şairi” diyorlar. Lise öğretmenleri arasında pek çok insan Komünizm’in gelmesini dört gözle bekliyor. Zavallılar daha müreffeh ve bahtiyar olacaklarını sanıyorlar. Komünizmin ipliği pazara çıktığı halde, bundan haberleri yok, onu cennet sanıyorlar ve bu insanlar yarının büyüklerini yetiştiriyorlar. Maarif Vekili, Köy Enstitüsü mezunu imiş, yani beyni yıkanmış, bu cemiyete düşman birisi. Bu zihniyetle bir kıt’a çavuşu da pekalâ Genelkurmay Başkanı olabilir. Ya şu İsmet İnönü’nün millî kahraman ilân edilip, Anıtkabire gömülmesi? Acaba Türkiye bir deliler ülkesi mi oldu dersiniz?

Hâdiselerin gelişmesi nasıl bir seyir takip edecek, bekleyelim. Bizi bu ahlâkî düşüşten olsa olsa büyük bir harp kurtarabilir. Şöyle kıyasıya, büyük zaiyatlı, üç beş yıl sürecek bir harp. Belki o zaman atavik tesirlerle kahramanlık ve fazilet duyguları şahlanır da bugünkü rezaletler ve rezillikler silinir, Türk milleti de kendine gelir.

Derin saygılarımı gönderir, mektubuma son veririm. Tanrı Türk’ü Korusun.

Bilmem, Ötükenler elinize muntazaman geliyor mu?

Atsız