Atsız Bey, yirmi beş yıl önce, 11 Aralık 1975’te gözlerini hayata kapamıştı. Bu kayıp, onu tanıyanların ve Türkçülüğe gönül verenlerin yüreklerinde hâlâ dinmeyen bir sızıdır. Onu tanımış ve ona sevgiyle bağlanmış olanlar bu dünyadan yavaş yavaş ayrıldıkça,
Cumhuriyetimizi kuran temel düşünce, herkesçe de bilindiği üzere Türkçülüktür. Buna rağmen, Atatürk’ün ölümünden sonra Türkçülük birçok saldırılara uğramış ve bu saldırılar karşısında yaralar almıştır. Bu yaraların en büyüğü şüphesiz 1944 olayları ve bu olaylar sonucunda alınandır; bu
Tarihi Turanlı-Hun-Türk-Macar milletinin ebediyen yaşayacak kardeşi… Vatansız bir Macar mültecisi olarak, devlet başkanının da imzalamış olduğu hükümet kararnamesi gereğince Türkiye’ye geldiğimde; N. ATSIZ kardeşime haber vermeden ve şahsen tanışmak maksadı ile kendisini ziyarete gittim. Hun-Türk-Macar kardeşliği hakkında
-Bu şiir, Ulu Türkçü Nihal Atsız’ın ikinci eşi olan Bedriye Hanım tarafından yazılmıştır.- Bir buçuk yıl var ki senden öğüt aldık biz, Senden taşan Türklük aşkı bize verdi hız… Artık sussan ve beklesen bunun kârını, Görsen nasıl
Hürriyet Gazetesi’nin 20 Mart 2000 târîhli sayısında Bay Yener Süsoy’un Türkiye’nin ilk kültür bakanı Bay Talat Halman ile yaptığı bir röportaj yayınlandı. Bay Süsoy’un, Bay Halman’ın hâtırâtını Hürriyet’e anlatmasının övüncü ile kaleme aldığı yazısı bize devenin “Nerem
Damarında kanı: Bir alev… Yaşaması: Roman… Ölümü: Şiir… Çelik iradeli, çelik karakterli “Er Kişi”… Fırtınalarla, kasırgalarla, boralarla, acılarla, yokluklarla, sürgünlerle, ıstıraplarla ve… pervasızlıklarla dolu bir ömür… Bir ülkü uğruna feda edilen yetmiş yıl, örnek bir yaşayış… Nezaket
H. Nihal ATSIZ’ı bundan 22 yıl önce 11 Aralık 1975 günü kaybetmiştik. Yalnız kaybettiğimiz onun toprağa kavuşan bedeni olmuştur. Fikirleri bugün dahi ışıl ışıl parlamakta, dimdik ayakta durmaktadır. Bugün bizlerin en büyük görevi, ATSIZ’ı Türk devletinin yarınlarını
Burada baş sağlığı, orada gözler aydın; İki ayrı dünyada iki ayrı tören var. Tanrı katından gelen bir yüce buyruk üzre, Aramızdan ansızın çadırını deren var. Orada ecdat ruha şadümanlık içinde Burada tamu içre gönüllerde boran var. Eksilmiş
Hüseyin Nihal Atsız… Bir ay önce vefatının 24.yıldönümünde andığımız, iki gün sonra, yani 12 Ocak’ta da doğumunun 95.yılında tekrar hatırlayacağımız ve anacağımız büyük Türkçü; büyük fikir, mücadele adamı; büyük edebiyatçı.. Hani derler ya, her insanın hayatını değiştiren,
