Atsız'ın Türkeş Hakkında Yazdıkları

Nihal Atsız'ın Alparslan Türkeş, CKMP ve MHP hakkında makale ve mektuplarında yazdıkları. Bu başlıkta 8 yazı var.

Asker ve siyasetçi Alparslan Türkeş, 1944–1947 Irkçılık-Turancılık Davası'nda Hüseyin Nihal Atsız ile birlikte yargılananlardan biriydi. Atsız'ın Türkeş hakkındaki görüşleri makalelerinden çok mektuplarında yer alır ve zaman içinde belirgin biçimde değişir: 1960'ların başında umut ve destek, 1960'ların sonundan itibaren hayal kırıklığı ve 1970'lerin başında açık bir kopuş. Bu sayfada Atsız'ın Türkeş'ten ve onun partisinden söz ettiği yazı ve mektuplar bir araya getirilmiştir.

1944 davası ve 1960'ların başı

Atsız, 1966'da Irkçılık-Turancılık Davası'nın tanınmış sanıklarını sayarken listeye Alparslan Türkeş'i de almış ve hepsinin beraat ettiğini hatırlatmıştı (Turancıyız, Ne Olacak?, Ötüken, 1966). 1962'de Millî Yol'da yayımlanan Şerefli (!) Basın yazısı, gazeteci Bediî Faik'in Türkeş aleyhine yazdığı ve Atsız'ı da işin içine kattığı bir yazıya cevaptı. Atsız burada Türkeş adına konuşmaktan kaçındı: “Türkeş için söyledikleri hakkında konuşmak bana düşmez. Ben ancak benim için söylediklerine cevap veriyorum.” (Şerefli (!) Basın, Millî Yol, 1962).

Ocak 1964 tarihli bir mektup, iki adam arasındaki ilişkinin bu dönemdeki yakınlığını gösterir. Atsız, Türkeş'in Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne (CKMP) girip girmemek konusunda kendisine danıştığını, başkan olması şartıyla girmesini tavsiye ettiğini anlatır. Aynı mektupta Türkeş'in en büyük eksiğini çevresinde gördü: “Türkeşin en büyük talihsizliği böyle bir arkadaş kadrosuna malik olmayışıdır.” Türkeş'e bir an önce harekete geçmesini önerdiğini de şöyle açıklar: “Ben Türkeş’i uranyuma benzettim. Zamanla radyo aktivitesini kaybedecek.” (Yücel Hacaloğlu'na (10), 1964).

Ötüken ve MHP

Atsız, Ötüken'in bir parti dergisi olmadığını vurgulamakla birlikte 1966'da tercihini açıkça yazdı: “Seçimlerde oyumuzu Türkeş Partisine verdiğimiz de kimsenin meçhulü değildir.” (Turancıyız, Ne Olacak?, Ötüken, 1966). 1970'te yobazlık üzerine yazdığı bir makalede ise partiyi şöyle tanımladı: “Milliyetçi Hareket Partisi, adından da anlaşılacağı gibi milliyetçi bir partidir ve başkanı Alparslan Türkeş eski Türkçülerden biridir.” (Türkçülüğe Karşı Yobazlık, Ötüken, 1970).

Ancak aynı yıllarda mektuplarında gerginlik belirmeye başladı. 1969'da, Türkçüler Derneği hakkında Türkeş'e atfedilen küçümseyici sözlerden söz ederken “duyduğumuz diğer şeyler artık bağların koptuğunu gösteriyor” diye yazdı (Refet Körüklü'ye (7), 1969). 1971'de, partideki dindar kanadın Ötüken'den hoşlanmadığını, bu yüzden ittifaklarını gizli tuttuklarını anlattı: “Onun için biz de MHP’nin müttefiki olduğumuzu açığa vurmuyoruz.” (Osman Nuri Kurt'a (11), 1971).

Kopuş (1972–1973)

Aralık 1972 tarihli bir mektupta Atsız, Türkeş'in çevresindekilerin Ötüken'in okunmaması için genelgeler gönderdiğini yazdı ve ayrılığı ilan etti: “Bugün Türkeş bizden kopmuş vaziyettedir. Türkçülüğü konferanslarda reddediyor.” Mektubun sonu kesindir: “Böylelikle artık ilişkilerimiz kesilmiştir.” (Osman Nuri Kurt'a (14), 1972).

Nisan 1973'te Ötüken'in yasaklanması meselesini ayrıntılı olarak anlattı ve dostluğun neden sona erdiğini açıkladı: “Türkeş bir taraftan bizim yüzümüze siz eski dostlarsınız, onlar için kırk yıllık dostlarımdan ayrılamam der, bir yanda da Ötüken’in okunmaması için sözle emir verdikten başka MHP adına yaptığı genelgenin altına bu yolda imza atarsa artık biz onu dost sayamayız.” (Turan Kekevi'ye (13), 1973). İki hafta sonraki mektubunda, yurtlarda Türkçü gençlere saldırılmasından yakınarak daha sert bir dil kullandı: “Biz Türkçülük yaptığımıza göre bu neşriyattan zarar gören partinin canı cehenneme.” (Turan Kekevi'ye (14), 1973).

Kasım 1973'teki bir mektubunda ise Türkeş'in 1969'da Cumhuriyet gazetesine verdiği bir röportajda beğendiği yazarlar olarak Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Kemal Tahir ve Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi isimleri saymasını hatırlattı: “Gördün mü Türkçü lideri? Bu cevaptan sonra artık söylenecek başka söz kalır mı? Demek ki Türkeş hakikaten ne yaptığını bilmiyor.” Aynı mektupta partinin durumunu da şöyle özetledi: “MHP nin yobaz güruhu elinde bu hale gireceği belliydi.” (İsmail Hakkı Gökhun'a (13), 1973).

Mektupların bir kısmında bazı adlar sitedeki metinlerde noktalarla gizlenmiştir; bu sayfada yalnızca Türkeş'in adının açıkça geçtiği ifadeler aktarılmıştır.

Öne çıkan yazılar

Sık sorulan sorular

Atsız Türkeş hakkında ne düşünüyordu?

Atsız, 1960'ların başında Türkeş'i destekledi ve ona siyasî tavsiyelerde bulundu; 1966'da oyunu onun partisine verdiğini yazdı. 1960'ların sonundan itibaren ise Türkeş'in Türkçülükten uzaklaşıp dinci bir çizgiye yöneldiğini düşündü ve 1972–1973 mektuplarında onunla ilişkilerini kestiğini bildirdi (Osman Nuri Kurt'a (14), 1972).

Atsız ile Türkeş neden ayrıldı?

Atsız'ın mektuplarına göre ayrılığın başlıca sebepleri, MHP'nin Ötüken'in okunmasını bir genelgeyle yasaklaması, partili gençlerin Türkçü gençlerle çatışması ve Türkeş'in Türkçülüğü reddettiği yolundaki konuşmalarıdır. Atsız bu süreci en ayrıntılı biçimde Turan Kekevi'ye (13) ve Turan Kekevi'ye (14) mektuplarında (1973) anlattı.

Nihal Atsız MHP'li miydi?

Sitedeki metinlerde Atsız'ın partiye üye olduğuna dair bir bilgi yoktur. Atsız, Ötüken'in siyasî bir dergi olmadığını belirtmekle birlikte seçimlerde Türkeş'in partisine oy verdiklerini yazdı (Turancıyız, Ne Olacak?, Ötüken, 1966); 1971'de MHP'nin müttefiki olduklarını açığa vurmadıklarını, 1973'te ise partiyle bütün bağlarını kopardıklarını anlattı.

Bu konudaki öteki yazılar

Öteki konular