Atsız'ın Kürt Meselesi ve Bölücülük Hakkında Yazdıkları

Nihal Atsız'ın Kürtçülük, bölücülük ve Doğu meselesi üzerine Ötüken'de yazdığı makaleler. Bu başlıkta 10 yazı var.

Kürt meselesi, Hüseyin Nihal Atsız'ın özellikle 1960'ların ortasından sonra Ötüken dergisinde sık sık ele aldığı bir konudur. Atsız bu yazılarında "Kürtçülük" diye adlandırdığı siyasî akımı ve doğu illerinde ayrı bir devlet kurma hedefini Türkiye'nin birliğine yönelik bir tehlike olarak gördü; bu akımı komünizmle ve yabancı devletlerin etkisiyle bağlantılı saydı. 1967'deki yazıları hakkında dava açıldı ve Atsız "bölücülük" suçlamasıyla hapis cezasına çarptırıldı. Bu sayfada Atsız'ın Kürtçülük, bölücülük ve Doğu meselesi üzerine yazıları bir araya getirilmiştir.

1944 savunması ve ilk Ötüken yazıları

Atsız'ın konuya değindiği ilk metinlerden biri 1944 davasındaki savunmasıdır. Atsız orada ırkçılık anlayışını savunurken Osmanlı ve Cumhuriyet tarihinden ihanet ya da isyan olarak nitelediği bazı olayları örnek olarak saydı; aynı metinde, Atatürk'e suikast davasında bir savcının Kürt olmayı suç gibi göstermesini de savcılık makamının tutarsızlığına örnek olarak andı.

1964'te Devletin Yüksek Kademelerinde ve Gizli Teşkilâtı İçinde Hâinler ve Casuslar mı Var? yazısında Kürtçülüğü komünizmle birlikte "zararlı faaliyet" olarak andı. 1966'daki Kürdler ve Komünistler yazısı şu cümleyle açılır: “Bugün Türkiye’de Türklüğe ve dolayısı ile Türk bayrağına düşman üç zümre vardır: Moskofçular, kürtçüler ve Siyasi Ümmetçiler.” Atsız bu yazıda, Kürt asıllı birçok kişinin bakanlık ve milletvekilliği gibi görevlere geldiğini sayarak devletin onları ayırmadığını öne sürdü; Türkiye Cumhuriyeti'nin ırkçı bir devlet olmadığını, "tabiyet milliyetçiliği" ile yetindiğini yazdı; ayrı devlet amacı taşıyan faaliyetler arttıkça devletin daha uyanık davranacağını ileri sürdü ve yazıyı şu uyarıyla bitirdi: “Kürtler mevcut nisbetteki akıllarını başlarına devşirmeyerek yabancı kışkırtılara oyuncak olmakta devam ve kürt devleti hayali ardında koşarlarsa nasipleri yeryüzünden kazınmak olacaktır.”

1967 yazıları ve dava

Ötüken'in Nisan 1967 sayısındaki Konuşmalar 1, Atsız'ın bu konudaki tepki toplayan yazılarından biridir. Atsız burada Kürtlerin kökeni, dili ve tarihi hakkındaki görüşlerini sert bir dille yazdı: “Bu bakımdan Kürtler batı dağlarında kalmış bir takım Farslardır.” Yazının en çok tepki çeken cümlesi ise şuydu: “Kürt kalmakta direnir, dört beş bin kelimelik o iptidaî dilleriyle konuşmak, yayın yapmak, devlet kurmak istiyorlarsa gidebilirler.” (Konuşmalar 1, Ötüken, 1967). Yazı, 19 derneğin imzasıyla yayımlanan bir bildiriyle protesto edildi; Atsız buna Kızıl Kürdlerin Yaygarası ile cevap verdi ve yazısını şöyle savundu: “Açıkça anlaşılacağı üzere bu satırlar Türkiye’yi bölmek, doğu illerimize bağımsız Kürdistan kurmak isteyen vatan hainlerine karşı yazılmıştır.” (Kızıl Kürdlerin Yaygarası, Ötüken, 1967). Aynı yıl Konuşmalar 3 yazısında görüşünü şöyle özetledi: “Bugün Türkiye düşmanı fikirlerin başında Kürtçülük gelmektedir.” (Konuşmalar 3, Ötüken, 1967). Atsız bu yazıda hakkında hapis istemiyle dava açıldığını da bildirdi. “Bağımsız Kürd Devleti” Propagandası (1967) ise Irak'taki Barzani hareketini anlatan bir gazete tefrikasına karşı yazıldı. Atsız orada Kürt bağımsızlığını yabancı devletlerin oyunu olarak gördü: “Perdenin arkasında yabancı devletlerin çıkarı vardır ve Kürtler maşadan başka bir şey değildir.”

Dava yaklaşık iki buçuk yıl sürdü. Atsız, Ocak 1970'te bir dostuna yazdığı mektupta Ötüken'in sorumlu müdürü Mustafa Kayabek ile birlikte on beşer ay hapse mahkûm edildiklerini bildirdi ve şunu ekledi: “Aynı günkü gazeteler, Doğu mitinglerini tertip eden Kürtçülerin Ankara Ağır Cezasında beraat ettiklerini yazıyordu.” (Turan Kekevi'ye (1), 1970). Biyografisine göre ceza, hastalığı sebebiyle Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından affedildi; ancak Atsız iki buçuk ay hapis yatmaktan kurtulamadı. Davanın ayrıntıları Ahmet Toksoy'un XX. Yüzyılın Kür-şad'ı: Atsız yazısında da anlatılır.

1970'ler

Atsız 1970'lerde de konuya Irak'taki gelişmeler üzerinden döndü. Irak Türkmenleri hakkındaki Ne Zamân Savaşılır? yazısında bir Kürt devletinin kendi başına değil, dış güçlerin üssü olması hâlinde tehlike oluşturacağını yazdı: “Bir Kürt devleti, Türkiye için hiçbir zaman bir tehlike olamaz. Fakat bir kürt devleti, hele kızıl bir Kürt devleti dışarı düşman kuvvetlerin üssü haline gelirse, ki böyle olacağı muhakkaktır, Türkiye’nin zayıf bir ânında buhranlar doğurabilir.” (Ne Zamân Savaşılır?, Ötüken, 1971).

Öne çıkan yazılar

Sık sorulan sorular

Nihal Atsız Kürt meselesi hakkında ne yazdı?

Atsız, Ötüken'deki yazılarında "Kürtçülük" dediği siyasî akımı ve doğu illerinde ayrı bir devlet kurma hedefini Türkiye'nin birliğine yönelik bir tehlike olarak gördü ve bu akımı komünizmle bağlantılı saydı. Bu yazılarda Kürtlerin kökeni ve dili hakkında da sert hükümler verdi; Konuşmalar 1 yazısında onları “batı dağlarında kalmış bir takım Farslar” diye niteledi. Tepki toplayan yazılardan biri Konuşmalar 1 (Ötüken, 1967) yazısıdır.

Nihal Atsız neden "bölücülük" suçlamasıyla yargılandı?

Atsız, 1967'de Ötüken'de yayımladığı Kürt meselesiyle ilgili yazılar yüzünden yargılandı. Ocak 1970'te Ötüken'in sorumlu müdürü Mustafa Kayabek ile birlikte on beşer ay hapis cezasına çarptırıldı; bunu bir mektubunda kendisi anlattı (Turan Kekevi'ye (1)). Biyografisine göre ceza sonradan affedildi, ancak Atsız iki buçuk ay hapis yattı.

Atsız'ın "Konuşmalar" yazıları nedir?

"Konuşmalar", Atsız'ın 1967'de Ötüken'de yayımladığı ve güncel siyasî konuları ele aldığı bir yazı dizisidir. Konuşmalar 1 ve Konuşmalar 3 Kürtçülük konusuna geniş yer verir; bu yazılar tepki toplamış ve Atsız hakkında açılan davanın konusu olmuştur.

Bu konudaki öteki yazılar

Öteki konular