Osman Nuri Kurt’a (14)
13 Aralık 1972
Azizim O. Nuri Kurt Beğ,
2 tarihli mektubunu aldım. Bildiğiniz adresim değişti. Yeni evimin adresi henüz tayin olunmuş değil. Bu sebeple bana, eski adrese yazılan mektupları saklaması için Maltepe postahanesine söyledim. Saklıyorlar. Arasıra gidip alıyorum. Bir mesele de şu; Ötüken’in 40, 41, 43. sayılarındaki Konuşmalar başlıklı üç yazıdan dolayı, Kürtler aleyhinde bulunduğum için 15 aya mahkûm edildim. Bu dava 1967 mayısından beri devam ediyordu. Önce 15 aya mahkûm edilmiştik. Yargıtay, usul bakımından bozmuştu. Tekrar görülen davada aynı karar verildi. Başkanın beraat kararına rağmen iki üyenin mahkûmiyet oyu ile mahkûmiyet. Tekrar temyiz ettik. Bu sefer Yargıtay, bu kararı sür’atle tasdik etti. Mahkûmiyet kesinleşti. Şimdi ben ve derginin yazı işleri müdürü Mustafa Kayabek savcılıktan gelecek tebligatı bekliyoruz.
Ben, kendi yaptığım Ötüken sevkiyatını diğer üç arkadaşa devrettim. Size gelen 5 tane de Bakırköy’de oturan İzzet Yolalan tarafından gönderilecek.
MHP’nin durumu, sizin de yazdığınız gibi karmakarışık bir halde… Türkeş’in çevresinde bir takım ahlâksız asalaklar yalan dolanla onu yanlış hareketlere sevkediyorlar. Bunlar, Türkeş adına şuraya buraya genelgeler göndererek Ötüken’in okunmamasını, bizim dinsiz olduğumuzu söylüyorlar. Türkeş de bunalmış ve şaşırmış durumda ne yapacağını bilemiyor. Çelişik emirler vererek gerçek Türkçüleri yanından uzaklaştırıyor. Şimdi onun yanında hemen hemen hakikî Türkçü kalmamıştır. Türkçü gözüken sahtekârlar kalmıştır. Kalanı bir takım yobazlardan ibarettir.
Bu şartlar dahilinde bu partiden artık ümit kalmamıştır. İlk seçimde silinip gidecektir.
Bugün Türkeş bizden kopmuş vaziyettedir. Türkçülüğü konferanslarda reddediyor. Geçen yıl Almanya’da verdiği bir konferansta “Biz Yahudi düşmanı değiliz. Çünkü Yahudilerle hiç harbetmedik” diyerek Türkçüleri şaşkına çevirmiş. Nejdet Sançar’a da “bu milleti birleştirici tek unsur İslâmiyettir” diyerek artık tamamiyle dinci bir istikamete yöneldiğini açıklamıştır. Bilhassa en güvendiği adamları olan “Devlet” gazetesi sahiplerinin her yerde bizim aleyhimizde bulunmaları ve bütün uyarmalara rağmen göz yumması, bize karşı tutumunu ortaya koymuştur. Böylelikle artık ilişkilerimiz kesilmiştir.
Necip Fazıl için yazdığın manzume ancak Ocak sayısına girecek. Çünkü geç kaldı. Bir de Berlin Türk Ocağı üye kartınızda esaslı bir imlâ yanlışı olmuş: “Tabiayeti” kelimesinin doğrusu “Tabiiyeti” olacak. Dikkatinizi çekerim. Bunu düzeltin. Hiç olmazsa ikinci “a”yı el ile “i” yaparak tashih edin.
Kızınızın doğumunu kutlar, uzun ömürler dilerim. Bunu hemen Ankara’ya yazarak Ötüken’e koymalarını istedim. Kısa haber olduğu için şıkıştırmak kolay olur.
Selâm ve sağlık dileklerimle.
T.T.K.