Turan Kekevi’ye (16)
20/21 Şubat 1974
Azizim Turan Beğ,
Evi ve bilhassa gördüğünüz odayı düzene sokarken 29 Ocak tarihli mektubunuzla miniminicik Kürşad’ın yazdığı şiiri buldum. Bunları bulalı bir kaç gün oldu ama cevabını şimdi verebiliyorum. Ötüken’in bir arada çıkan Kasım-Aralık sayılarını herhalde almışsınızdır. Ocak sayısını İstanbul’da bastırmak mecburiyetinden dolayı ben de biraz fazla faaliyet göstermek mecburiyetinde kaldım. Bu sayı ancak Şubat biterken elinize geçebilir. Şubat sayısı da hazır. Onu da hemen basıma vereceğiz. Kürşad’ın doğum haberi ve şiiri işte bu doğum sayısında çıkacak. Şubat sayısını Martın ortalarında, Mart sayısını ay sonunda alırsınız. Bundan sonra dergi bir buçuk forma olarak çıkacak. Fiyatı da artacak.
Cumhurbaşkanının cezamı kaldırdığını bildiren saat 19 ajansını Maltepede ev halkı ile dinleyen Maviş (=Hakan) bunun mânâsını kavramış ve aynen: “Dedemi affeden genel başkanın yanaklarından öpmeli” demiş. Bu söz, biraz değişik olarak bir gazetede de çıktı. Çocuk ama her şeyi seziyor. Toptaşına beni ziyarete gelip iki tel kafes arasından beni görünce çok fena olmuştu. Bu yüzden bir daha getirtmedim. Hatta o tel kafesler gençlerden ve koskoca adamlardan üç dört kişiyi de ağlattı. Bu sebeple kimsenin gelmemesini istedim ve bunu herkese duyurmalarını gelenlerden rica ettim. Hapis hayatımın en berbat günleri Numune Hastanesindeki mahkûmlar koğuşunda geçti. Bu on bir gün sağlığıma çok fena tesir etti. Beni oraya dostlar göndertmişlerdi ama böyle rezalet olacağını tabii bilmiyorlardı. Gayet pis, Toptaşının soğuğuna karşı bozuk kaloriferlerle çok sıcak ve unutulmuş bir oda idi. Ameliyatlı bir kaatille birlikte bu pis ve mendebur yerde çok bunaldım. Görüştüğümüz zaman tafsilâtını anlatırım. Buradan tekrar Toptaşına dönünce Hiltona gelmiş gibi oldum. O sırada DP senatörlerinden biri senatoda lehime bir konuşma yaptı. Bunun üzerine ve açılan kampanyanın da tesiriyle beni Sağmalıcılara gönderdiler. Orada revirde kaldım ve bir iki dakikalık mesafede olan Bayrampaşa Hastanesinde iki gün genel muayeneden geçtim. Revir kaloriferliydi. Burada biraz kendime geldim. Mahkûm üç gazeteciyle sık sık buluşuyorduk. Gazetecilere biraz imtiyazlı muamele ediyorlardı. Fakat herşeye rağmen çıktığım zaman çok sararmış ve zayıflamıştım. Şimdi eski halimi buldum. Dediğiniz gibi milliyetçi dostların yurdun her yanındaki himmeti ile çıkarak Türkçülüğün kuvveti sayesinde eve döndüm.
Kürşad’ın doğumu için sayın Yenge Hanım’ı ve sizi candan kutlarım. İnşallah vatanına yarar bir er kişi olur.
Kendisinden çok şey beklenen diye bahsettiğiniz zattan gerçekte hiçbir şey beklemek doğru değil. Fakat bu açılmış başarılı kampanyayı kendilerine mal etmeye çalışmak gibi bir küçüklük de yapıyorlar. Tam komünist taktiği. Daha bir ay önce Muzaffer Eriş’e “ben ırkçı olmadığımı 1944 mahkemesinde de söylemiştim” diyen bu adam şimdi de galiba Devlet’te veya bir demecinde ırkçı, Turancı olduğundan bahsetmiş. 1944 duruşmalarında aramızda 6 asker vardı. Irkçı olmadıklarını söylemelerini onlara biz telkin etmiştik. Bunu ciddiye almak, Almanyadaki konferanslarında ırkçı değiliz diye ötmek, sonra ırkçıların başarısı üzerine ırkçı olmak… Bu ne şey böyle….
Bu son olay dolayısıyla partisinden yine kopmalar olmuş. Belki ırkçılığa dönüş kopmaları önlemek içindir.
Dergi devam edeceğine göre abonesi bitenleri ikaz edeceğiz. Şimdi bu işleri İstanbuldaki gençlerden bir grup idare edecek.
Yeni hükümetin başarılı ve uzun ömürlü olacağını sanmıyorum. Ecevit daha şimdiden açık vermeye başladı. Partisinde birkaç ……… varmış. Yetkili biri söyledi. Onun başbakanlığı Demirel’in ……. yüzündendir. Başbakanlıktan vazgeçseydi AP den bir başkasının başkanlığında sağ koalisyon kurulacak ve sıkıyönetimin başladığı komünist temizliği devam edecekti. Şimdi ise İmam Hatip okullarının orta kısımlarının açılmasına karşılık belki Köy Enstitülerini ihya edecekler. Millî Eğitim Bakanı Köy Enstitüsü mezunu imiş. Artık durumu seyredin…
Cumhurbaşkanına lehimde yapılan müracaatlar arasında üniversitelerden başka dernek ve sendikalar da var. Hatta birkaç kişi de şahsen müracaaat etti. Almanya, Kıbrıs, Kerkük Türkleri yazılarla başvurdular. Memlekette millî bir hava esti. Fakat bu millî hava içinde de mandacı İsmet İnönü “millî kahraman” olup çıktı. Ne yüzsüz toplum olduk. Kahramanlık da bu kadar ucuzladıktan sonra o cemiyetten hayır gelir mi? Bunu Kemal Satır gibi İnönücüler yaptırmış diyorlar. Herhalde bunun ve Anıtkabire gömülmesinin tepkileri olacak.
Selâm ve sağlık dileklerimle mektubumu bitireyim. Yenge Hanım’a hürmetlerimi sunar, Kürşadların en küçüğünün yanaklarından öperim.
Mahbup ve Halil Beğler’e de selâmlar.
Tanrı Türk’ü Korusun.
Atsız