İsmail Hakkı Gökhun’a (17)

Hüseyin Nihal Atsız·

4 Mart 1974

Azizim Şaman,

28 Ocak tarihli mektubuna cevap veriyorum. Başlıca iki meselem var. Evi düzeltmek ve mektupların cevaplarını vermek. Mektuplar ben hapiste iken birikti. Tahliyeden sonra da hayli geldi. Büyük kısmına cevap vermek gerekiyor. Tabii gecikmelerle… Bir yandan da Maltepedekinden daha karışık hale gelen evi derlemeye bakıyorum. Bu ev ötekine göre küçük olduğundan yerleşmek zor oluyor. Yeni kombinezonlar gerektiriyor. Bazen gece uyurken aklıma bir tertip geliyor. Sabahleyin onu tatbik ediyorum. Bazen de kaybettiğim bir şeyi gece uykuda keşfediyorum. Buluyorum. Demek ki beynim bu işlerle meşgul.

Sana en çok hayvanat ile uğraştığın için acıyorum. Beni örnek al da bu suretle bir ömrü ziyan edeceğini düşün ve hepsiyle topyekûn ilgini kes. Kayabek hapisten çıkıp geldi. Değişmemiş. Fakat müthiş öfkeli: Onun hapiste iken MHP tarafından beslendiğine dair bir söylenti çıkarmışlar. Tabii bunu o partinin sefele tabakası çıkarıyor. Bir söylenti de şu: Ben ve Kayabek MHP de imişiz. İkimizi de çıkarmışlar. Kayabek de hapisaneden ….. ağır bir mektup göndermişti. Bunu Ötüken’de yayınlamak için Nejdet’e de yollamıştı. Nejdet yayınlamadı. Fakat Kayabek şimdi yayınlanması için ısrar ediyor. Bir bakıma haklı. Bir bakıma da artık bu sefele güruhu ile hiç meşgul olmamak daha iyi. Kendisini son zamanlarda tutan Muzaffer Eriş bile artık ondan ümidini kesmiş. İkbal ve iktidar için yapmayacağı şey yoktur diyor. Gerçek de bundan ibaret.

Biz İstanbul’da yeni bir dernek kuracağız. Başka bir ad taşıyacak. Anadolu’daki şubelerin faaliyeti çok faydalı olacak. Gençler çok yerde buna hazır. Biz de İstanbul’da sadece nâzım rol oynayacağız. Dediğin gibi, gelişen Türkçülüğü derleyip toplamak, düzene sokmak ve memlekette komünizme karşı sağlam bir cephe kurmak lâzım. Yeni hükümetin bir şey yapacağına kani değilim. Zaten gayrı mütecanis bir koalisyon. Er geç hırlaşacaklardır. Pahalılık da şüphesiz aleyhlerine oluyor ve olacaktır. Bostancıda bir haftadır şeker yok. Ben sakarinle idare ediyorum. Kalan azıcık şekeri de Mâviş ve annesi kullanıyor. Zaten onlar haftada iki gün bende kalıyorlar.

Macarın makalesini neşretmek için en iyi organ, dediğin gibi Türk Kültürüdür. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin dergisi de olabilir ama o, Türk Kültüründen daha geç çıkıyor. İstanbuldaki Tarih Fakültesi Dergisi de akla gelir ama bir tanıdık bulmak gerek.

Ötüken’in Ocak sayısını sana göndermiştim. Şubat sayısı da matbaada. Şimdi İstanbul’da basılıyor. Gençler bizi güçlükten kurtarmaya söz verdiler. Yoksa İstanbul’a üç defa giderek dergilerin işini bitirmek bizim için bitirici olacaktı. Ben hapisten çıktıktan sonra kilo alıp eski görünüşüme geldimse de çok kuvvetsizim. Sen kimya çalışmalarında yeni bir şey keşfet de kuvvetim yerine gelsin. Daha hızlı çalışayım. Selâmlar ve başarı dilekleri. Sabahat Yenge’ye hürmetler. Tunga Beğ ile Örpen Hanım’ın gözlerinden öperim.

Tanrı Türk’ü Korusun.

Atsız

P.K. 7-Bostancı