Hasan Oraltay’a (7)

Hüseyin Nihal Atsız·

7.1.1973

Azizim H. Oraltay Beğ,

Yılbaşı kartınızı aldım. Teşekkür ederim. Ben de hepinizin yeni yılınızı kutlar, esenlikler dilerim.

Yeni eve taşındım. Taşınmaz olaydım. Kalorifer ve elektirik yanmıyor. Müteahhidin sözüne, teminatına kandım. Evvelce komşu apartımandan alınan ceryanla elektirikler yanıyordu. Benden önce apartımana taşınmış olan 4 aileden bazıları pahalı buldukları elektirik parasını vermeyince onlar da ceryanı kesmiş. İlk günleri mumla oturduk. Sonra bir aygaz lâmbası edindik. Evde dört kişiyiz; Ben, mânevi kızım Kâniye, onun oğlu 2,5 yaşındaki Hakan, bir de üvey kızı 15 yaşındaki Kâmuran. Holde soba bacası olduğu için oraya aygaz ve arçelik sobalarını kurduk, 3,5x3 metre boyunda olan bu dar yerde oturuyoruz. Kitap odasına sığmayan kitaplarımdan bir kısmı ile buz dolabı ve masayı da koyunca holde yürümek bile mesele oluyor. Bu durum en çok Hakan’ın sinirlerini bozuyor ve zavallı sağa sola saldırdığı için hergün iki üç defa dayak yiyor.

İstanbul’a henüz kış gelmediği halde ben hastalandım. Utanmasam eski eve döneceğim. Eşyayı oradan buraya 7 üniversiteli taşımıştı. Doğrusu, yaptıkları fedakârlıktı. Bu işi hamallar yapsaydı birçok şeyi kırıp dökerlerdi.

Bir yandan da savcılıktan gelecek davetiyeyi bekliyorum. Hapsin 4 ay geriye bırakılması için kanunî bir madde var. Ondan istifade etmeye çalışacağım. Kışın, bu rahatsız halimde, gayrısıhhî hapishanelere girmek benim için çok fena olur. Bakalım felek ne gösterecek.

Geçen mektuplarınızın birinde Devlet Kerey Beğ’in Amerika’da bir ameliyat geçirdiğini yazmış, fakat tafsilât vermemiştiniz. Devlet Beğ’in bir kalb hastalığı olduğunu, her şeyi dert edindiği için arasıra sıkıntı ve tıkanıklık geçirdiğini biliyorum. Amerika’ya sırf ameliyat olmak için mi gitmişti? Yoksa oraya mı gidince rahatsızlandı? Şimdi nasıl ve nerde? Münih’teki adresi eski adres mi? Bana bu konuda bilgi vermenizi rica ederim.

Yeni evin kesin bir adresi yok. İskân müsaadesi alındıktan sonra Belediye adresi tayin edecek. Apartıman numarası 62 ama iki tane daha 62 var. Bu sebeple bana mektuplar eski adrese yazılıyor. Oranın postası tenbihli. Gelen mektup, vesaireyi saklıyor. İki üç günde bir ya ben gidiyor, yahut birisini gönderip alıyorum. Şimdi bütün mesele N. Sançar’ın müdahalesinde: Protesto çekip usulen bir ay bekledikten sonra işi avukata verdi. Bakalım sonuç ne olacak? Kalorifer yanıp elektrik geldikten sonra iskân müsaadesi alınınca sizin daireyi de kiraya vermek kabil olacak. Selâm ve sağlık dileklerimle son veririm. Cenge’ye hürmetler. Batır ve ablalarının gözlerinden öperim.

T.T.K.

Atsız

Mağcan’ın “Alısdagı Bavrıma” başlıklı, Türkiye Türkleri için yazdığı şiirin başlığının “Alısdagı Bavrımga” olması gerekmez mi? Yoksa Kazaklar da bazen “ga” yerine bizde olduğu gibi “e”, “a”, mı kullanıyor. Alişîr Nevâî’de de bir defa “ga” yerine “a” görmüştüm.