İsmail Hakkı Yılanlıoğlu’na (5)
9 Eylül 1949
Kardeşim Yılanlıoğlu,
Senden uzun zamandır haber alamıyorum. Bunu şimdiye kadar her zaman hepimizin birbirimize karşı gösterdiğimiz ihmale vermiştim. Fakat dün İsmet Rasin’den aldığım bir haber beni endişeye düşürdü. İsmet, senin üç dört aydır kasaya para yollamadığını söyledi. Tabiî ben derhal bir hastalık ihtimalini düşündüm. Bedriye’nin dediği gibi hiçbir zaman iyi bir şey düşünemiyorum. Yine o berbat romatizmanın nüksetmiş olması ihtimali üzerinde duruyorum. İnşallah böyle değildir, de yine senin ihmalindir veya yine dünyaya boykot etmiş olmandır.
İstanbul’dan verilecek son haberler şunlar:
Tevetoğlu Amerika’ya gitti. Fakat iki ay için. Bu müddeti uzatmağa çalışıyor. Bir defa mektup aldım. Şimdi ona yazacağım.
Ben, evvelce bildirdiğim gibi, sözde öğretmen, hakikatte tasnif memuruyum.
Bedriye müdire ile kavgalı olduğundan bu ders yılı başında onu Erenköy Lisesi’nden alıp Kumkapı Ortaokulu’na verdiler. Bedriye de hemen giderek kendisini Haydarpaşa Lisesi’ne tâyin ettirdi. Bir keşmekeştir gidiyor.
Bizim evdeki kız üç ay peritonit tedavisi gördükten sonra nihayet işin bademciklerden geldiği anlaşıldı. Bugünlerde ameliyat olacak. 20 gündür hastahanede yatıyor. Bedriye Ankara’ya gittiği zaman kız hastahanede idi. Çocuklar başıma kaldı. Ben de kütüphaneye gidiyordum. Velhasıl hayli çile doldurdum.
Önce Arapkir Ortaokulu’na tâyin edilen Sofuoğlu şimdi Mersin Ticaret Lisesi’ne nakledildi.
Hikmet Tanyu ilkokul öğretmeni oldu. Kadro elverişli olunca orta öğretime geçecek. Kasaya iki aydır ben de tediyatta bulunuyorum. Şimdilik beş lira veriyorum. Sair borçlarımı ödeyince bunu çoğaltacağım. Bir de Münir Haymana Yaylalıgil’i buldum. O da beş lira veriyor. Fakat buna mukabil birçok arkadaşlar son aylarda hiçbir şey vermemişler. Şimdiye kadar toplanan para 550 lira kadar bir şey. 190 lira da gönderilmemiş taahhüt var. Bu iş bilmem nasıl yürüyecek? Görüyorsun ki biz bir işe başlayıp itmam etmekten aciziz. Sen eğer hakikaten müzmin bir romatizma veya siyatiğe tutuldunsa askerlikten çekilip Kastamonu’da toprak başına geçmen dahi iyi olmaz mı? Bu, düşünülecek bir nokta. Memurluğa arzı iftikar ettikçe işte hiçbir şey yapamıyoruz. Serbest meslekler daha büyük imkân sağlar. Şimdilik bu kadar. Protokol caridir.
Atsız