İsmail Hakkı Gökhun’a (20)

Hüseyin Nihal Atsız·

5 Kasım 1974, Salı

Azizim Herra Şaman,

Nasıl, Finceyi de iyice öğrenmişim, değil mi? Eğer bugünlerde mektubun gelmeseydi Ötüken’e açık ilân verecektim (Bu açık ilân da Bahr-ı Siyah Denizi gibi bir şey oldu ama aldırma). Buğra bana da pek seyrek mektup yazıyor. Onun doktora tezi bitmek üzereyken ârızaya uğradı: Meğer bu doktora Türkiye’de daha önce yapılmış. Münih Türkoloji Enstitüsünün nizamları gereğince başka ülkede de olsa yapılan bir doktora başkasına verilemediğinden profesörle Buğra arpacı kumrusu gibi düşünmüşler. Sonra, profesör bunca emek hebâ olmasın diye bir çare bulmuş: Tezi (Buğra’nın tezi olan) Vecîhî Tarihi ile Târih-i Gılmânî’nin mukayesesi şekline çevirmiş. Şimdi Buğra bu tezin yazın biteceğini bildiriyor. Yaz kış derken ben geberip gidecek ve bu tezin sonunu göremeyeceğim.

Ben iyice yaşlandım. İkide bir hastalanıyor ve bunu kendi tedavimle geçiriyorum. Doktora gitmekten sıkılıyorum. Beklemeye hiç tahammülüm kalmadı. Yegâne tesellim ve eğlencem: Minimini Maviş Cin Kerata. Dört buçuk yaşında, artık onunla felsefî konular üzerinde de konuşuyoruz.

Senin mektubundaki bir noktaya takıldım: İbrahim Cemali, Suna ve Taçam’ın geldiğini yazıyorsun. Barçın’ı kime bırakmışlar? Bir ay önce ondan mektup almış, Kıbrıs harekâtı hakkında otantik bilgi edinmiştim.

Son Ötüken’de cevap verdiğim iki kişiden biri “İstanbul” gazetesinde yazan Halûk Tanju adlı tanınmamış birisiydi. İkincisi Cumhuriyette yazan, şimdi adı aklıma gelmeyen bir komünist. Adı galiba Altan Öymen gibi bir şeydi. Atila hakkında yazmıştı. Burada senin artık iyice MHP li olduğun hakkında söylentiler dolaşıyor. Yine onlarla ilişki mi kurdun? Emeklerine yazık olur. Hiçbir siyasî parti ile yakınlık kurma. Doktorana, doçentlik tezine falan çalışıp mevkiinde ilerlemeye çalış. Böyle hizmet daha tesirli oluyor. Fakültedeki mücadele ne zaman bitecek? Ne safhada? Öğrencileriniz nasıl kişiler? Türkçüler var mı? Ya solaklar?

Ben İzzet Yolalan’la anlaştım: Telefonun başından hiç ayrılmıyoruz. Belki yeni bir kabine kurulur da bize bakanlık teklif ederler diye…

“Köy Enstitüleri yeniden kurulmalı mı” sorusuyla bir anket açtık. Uzun cevap istemiyoruz. 8-10 satırlık cevap yeter. Sen ve oradaki Türkçü asistanlar cevap verin. Epey cevap topladık. Bu herifler Köy Enstitülerini açmak davası peşinde. Hükûmetsizlikten istifade ederek bunu yapabilirler. Sağda olduğunu söyleyen partilere de güven olmaz. Partileri ve başkanlarını görüyorsun.

Selâm ve sağlık dilekleriyle. Sabahat Yenge’ye hürmetler. Tunga ve Örpen’in gözlerinden öperim. Yaramazlar mı? Annelerini üzüyorlar mı? Çocuğu olan üzüntüye katlanacaktır. Daha sonra da aşkları başlayacak, ana ile babayı üzecektir.

Tanrı Türk’ü Korusun.

Atsız