Adile Ayda’ya (20)

Hüseyin Nihal Atsız·

6 Ekim 1974

Muhterem Adile Ayda Hanım,

Bozkurtlar hakkındaki takdirlerinize teşekkür ederim. Vaktiyle, Süleymaniye kütüphanesinde çalıştığım yılların birinde, bir Doğu Türkistanlı beni ziyaret ederek, Türkistanı görüp görmediğimi sormuştu. Tabiî, görmedim diye cevap vermiştim. Hakikaten roman bitinceye kadar ben bütün varlığımla orada ve mazide idim. Şimdi de huzuru mazide buluyor ve bu ahlâkî keşmekeşin geçici olduğunu kabul etmekle beraber, yaşadığım zamandan ve çevreden sıkılıyorum.

Yazdığınız gibi, beni rahatsız edeceğinizi düşünmeden, evime gelmek lûtfunda bulunsaydınız, çok memnun kalırdım. Rahatsız etmek ne demek? Bana şeref verirdiniz ve belki evin daimî karışıklığından siz rahatsız olurdunuz. Mektubunuzu aldığım günlerde bir az hasta olmasa idim, gelmenizi rica edecektim. Bu hastalığın gözlerden olduğu anlaşıldı. Endişe edecek bir şey yokmuş. Okuma gözlüğünü değiştirmek lâzımmış.

Fırsat peyda olmuşken sosyalist-komünist güruhunu iş başından uzaklaştırmak yerine, AP ile DP nin bir noktada inat etmesi, hiçbirinin uzlaşmağa yanaşmaması, eğer arkadan açık veya kapalı bir askerî müdahale olmazsa, iktidara yine solcuları getirecek. Futbol kulüpçülüğü gibi particilik de bu memleketin başına musallat olmuş bir belâ… Beyinler asla işlemiyor. Sadece hissiyat, hissiyat… İnsanın sağlığı kemalinde olsa bile, bu atmosfer ortasında huzur içinde yaşamasına imkân var mı?

Ben yalnız gazetelerdeki hainliği görüyorum. Televizyon seyredenler bu hainliğin orada hem daha sinsi, hem de daha küstahça yapıldığını söylüyorlar. Bereket versin, milletin mayası çok sağlam ve devletin temeli kuvvetli. Yoksa, bunca devşirme dölünün hainliği devleti yıkardı.

Hoşunuza gidecek bir şey yazmak için, Kıbrıslı mücahitlerden işittiklerimi nakledeyim: Kıbrıs’ın Türk bölgesinde hemen hemen Rum yokmuş. Tek tük ihtiyarlara rastlanıyormuş. Onlar da yavaş yavaş gidiyormuş. Türk askeriyle birlikte savaşlara katılan mücahitler Türklere yapılan kırgının öcünü fazlasıyla almışlar. Bugünkü Attilâ Hattı’nın dışında kalan bazı köyler de halen Türk mücahitlerin elindeymiş. Rumları sokmuyorlarmış. Rumlarda, umumiyetle, Türklere karşı yılgınlık varmış.

Sağlık dileklerimle birlikte derin saygılarımı gönderirim.

Atsız