Adile Ayda’ya (9)

Hüseyin Nihal Atsız·

23 Nisan 1973

Muhterem Adile Ayda Hanım,

Mektubunuzu ve kitabınızı aldım. Teşekkür ederim. Kitabınızı epey önce de lûtfetmiştiniz. İmzalı olduğu için, tabiî ikisini de saklayacağım. Uzak maziye firarınızdaki ruh haletini anlıyorum. Bugünkü yozlaşmış cemiyette durmak, durabilmek doğrusu büyük hüner ve marifet isteyen bir iştir. Büyük buhranları birkaç kere atlatmış bir millet olmasak, belki ümitsizliğe düşerdim. Amma bunun da üstesinden geleceğimize inanıyorum. Ümit en sonra terkolunan şeydir.

Hapse girmemin dört ay geriye bırakılması raporla değil, işlerimi yoluna koyabilmek için Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun verdiği hakka dayanarak yapılmıştır ve yalnız bir defaya mahsustur. Yani 15 Temmuz’da hapse gireceğim. Bedii Faik ve emsali için hapisten kurtulmak kolaydır. Hattâ, bazıları uzun müddet polisten kaçarak da bu işi yapıyorlar.

Bir bakıma meslektaşınız olan yeni Cumhurbaşkanını, bilmem, tanıyor musunuz? Ben 27 Mayıs’a aleyhtar ve mesleğinde ciddî bir asker olduğunu biliyordum. Bir dergide biyografisini okudum: Kemah’tan İstanbul’a gelip yerleşmiş bir babanın oğlu imiş. Kemah, Erzincan vilâyetinde halis bir Türk bölgesidir. Fakat annesi Çerkes imiş. Bana göre iyi bir tarafı da Moskova’da galiba 4 yıl elçilik etmesidir. Böylelikle Rusları ve komünizmi iyice tanımıştır. Bu kadarı yeter.

Size meslekî ve ailevî hayatınızda huzur ve saadet dileyerek mektubumu bitireyim.

Derin hürmetlerimi gönderirim.

Atsız