Adile Ayda’ya (31)
13 Ekim 1975
Muhterem Adile Ayda Hanım,
Güzel süslemeli Bayram tebrikinizi bugün aldım. Teşekkür eder, ben de sizin bayramınızı, geç olmakla beraber, tebrik eder ve sağlıklar dilerim.
Bermutat bu bayram da bana külfetten başka bir şey getirmedi. Ötüken’i yöneten iki genç de, çok meşgul oldukları için, henüz Eylül sayımız bile çıkmadı.
Seçim maskaralığı da, çok şükür, bitti. 24 veya 27 Senatör çıkaracağını iddia eden Yobazlar Partisi bir veya iki Senatör çıkarabildi. CHP çoğunluk sağlayamadı. AP öteki partileri tamamen yutamadı. MHP üç senatörlük ve bir mebusluk ile hava alabildi. Şimdi, yine hepsi, kazandıkları zaferden bahsedecekler.
Bereket versin, Bayramın son günü, 5 yaşındaki torunum geldi de bir az neşelendim. Radyoda işittiği bir şarkıyı söylüyordu. İçinde aşk kelimesi geçti. “Aşk nedir?” diye sordum. Hiç düşünmeden “çiçek” diye cevap verdi. Kumbarasında biriken paralarla yarış arabası alacakmış. “Onunla uçaktan hızlı gidebilir miyim?” diye sordu. “Hayır” dedim. “Uçağı kim geçer?” dedi. “Füze” dedim. Bir müddet düşündükten sonra: “Füze Allah’ı da geçer mi?” diye sormaz mı? Eskiden hep “Tanrı” diyordu. Galiba MSP ye intisap etti: İsm-i azâm’ı telâffuz ediyor. Bir de, çok konuştuğu için, “Anadolucu” olacağından endişe ediyorum. Bilmem, hiç dikkat etmiş miydiniz? Anadolucular çok konuşkan oluyor.
Bayram sırasında ben de fazla gevezelik ederek, Anadolu’culara benzemeyeyim.
Derin saygılarımı sunarım.
Tanrı Türkü korusun.
Atsız