Turan Kekevi’ye (19)

Hüseyin Nihal Atsız·

13 Ağustos 1974, Salı

Azizim Turan Beğ,

6 tarihli mektubunuzu 9 Ağustos Cuma günü aldım. Şimdi haftada iki gün tatil olduğu, postahaneler de cumartesi kapalı bulunduğu için cevabımı dün verecektim. Fakat birisi gelerek saatlerce dırdır ettiği için bugüne kaldı. Uzun zamandır sizden haber alamadığım için zaten tahmin etmiştim. Hatta belki de Kıbrıs’a çıkmışsınızdır diye düşünüyordum. Demek Sakız’ın karşısındasınız. Asil Helen kardeşlerimiz oraya zırhlı birlikler getirmiş. İyi. Size tatlı bir iş çıktı demektir.

Önce lif kopmasından dolayı geçmiş olsun. Doktorları dinlemeliydiniz. Lif kopması tehlikeli bir şey değil ama hem ızdırap verir, hem de aksak kalmak ihtimali vardır. Hiç olmazsa sıkıca sararak geçici bir tedavi tatbik etseydiniz. Ama gözünüz kızmışa benziyor. Asil Helen kardeşlerimizle hesaplaşmak istiyorsunuz. Şu hadise memlekette millî birliği gerçekten sağlamıştı. Üç günlük yerine üç aylık bir savaş olsaydı çok iyi olacaktı. Şimdi Kıbrıs’ın onda biri elimizde. Çok az. İngilizlerin çıkardığı müşkiller de tabii aleyhimize oluyor. Gurkaları oraya kimin için getirdiler. Gurkaların en büyük marifeti gece karanlığında hiç ses çıkarmadan düşman siperlerinin içine kadar girmesidir. Bu yalnız onlara has bir hüner. Gurkalar bir şey değil, 12 Fantom da o kadar mühim sayılmaz ama bir büyük kruvazör göndermeleri iyi değil. Bununla deniz üstünlüğü onlara geçer. İkmal yapmamız zorlaşır. Kıbrıs’ta 30.000 Yunan, 20.000 İngiliz askeri var. Başka yerden İngilize vurma imkânımız yok. Velhasıl canım sıkılıyor. Şu dünyada yalnızız. Yoksuluz da. Geriyiz de…

Yunan veled-i zinaları siyaseten başımıza iş açabilir. Buğra Münih’te televizyonda Kıbrıs harekâtının birçok safhalarını görmüş. Yunanlıların kaçışını görmek beni şad etti diye yazıyordu.

Birkaç aydan sonra evinize dönmenizin ayrı bir zevki olacak: Kürşad’ı iyice büyümüş bulacaksınız. Daha da seveceksiniz.

Ben iyiyim. Ötüken’in Ağustos sayısı üç gün önce çıktı. Size de bir tane gönderiyorum. Abone nushanızı gençler Sökeye yollamıştır. Bundan önceki sayıyı aldınız mı? İsterseniz ondan da gönderirim. Şu anda yanımda yok. Nejdetler Erdek’e savaştan önce gitmişlerdi. Belki savaştan hâlâ haberi yoktur.

Çıkarma harekâtı hakkındaki askerî tenkidlerimizi karşılaşınca yaparız. Almanlar çok beğeniyormuş. Biz epey zayiat verdik, gemi de kaybettik ama Rumların ve Yunanlıların zayiatı pek fazla imiş. Böyle bir anda hükûmet başında CHP değil de milliyetçi bir hükûmet bulunsaydı işler daha başka olurdu. Bununla beraber Ecevit’in bir şeye karıştırıldığı da yok. İşi paşalar idare ediyor ve iyi idare ediyor. Şimdilik keseyim. Selâm ve sağlık dileklerimle. Tanrı Türk’ü Korusun.

Atsız