Turan Kekevi’ye (15)
8 Haziran 1973
Azizim Turan Beğ,
3 tarihli mektubunuzu aldım. Sol tarafınızda baştan başa arızalar olmasına şaşmayın: Siz milliyetçi, sağcı olduğunuz için solun, size ait taraflarından da ihanete uğrayacağınız muhakkaktı. Fıtık ameliyatına gelince: Bu ameliyat, ameliyatların en kolayıdır. Operatör adaylarına önce fıtık ameliyatı yaptırırlar. 1953 lerde ben sağ taraftan fıtık ameliyatı olmuştum. Daha önce fıtıkbağı kullanmış olduğum için benim ameliyatım 20 dakika sürdü. Kullanmayanlarda 10-15 dakikada yapılır. Sizi bayıltmayacaklar. Mevziî his iptali yapacaklar, bir şey duymayacaksınız. Ben de 20 dakika bir şey duymadım. Fakat sağ taraf olduğu için doktora apandisi de alın demiştim. Zaten onlar da öyle yaparlarmış. Meğer benim apandisim iltihaplı imiş. Bende çok eski bir apandisit vardı. Onu da pek az bir ağrı ile bayıltmadan yapmak mümkündü. Fakat benim apandisim karaciğere iltisaklı olduğundan fazla acı duydum, bayılttılar. O da 70 dakika sürdüydü. Yani 90 dakikalık mühim bir ameliyat geçirmiştim. Benimle aynı gün apandisit ameliyatı olan bir hemşire, ki koğuşu benim odamın karşısındaydı, ertesi sabah yürüyerek odama geldi, hem bana geçmiş olsun dedi, hem de odanın servisini yaptı. Eğer cildiniz azgın değilse fıtık yarası 7-8 günde kapanır. Taburcu olursunuz. İhtiyatlı yürümek 2-3 hafta sürer. Sonra futbol oynayabilirsiniz. Şimdiden geçmiş olsun diyeyim.
Ben 15 Temmuzda içeri gireceğim. Tevetoğlu ve Yılmaz Öztuna’nın, Millet Meclisi Dilekçe Komisyonuna cezamın kaldırılması için dilekçe vermem hakkındaki tekliflerini reddettim. “Millî zihniyeti mahkûm eden cinayete dilekçe ile başvuramam” dedim. Kayabek Eğin (=Kemaliye) de tek başına yatıyor. Mektup yazarsanız çok memnun olur. Bir gazetede resmi çıkmış. Ben görmedim.
Ankarada, …… ‘den çıktığı için öldürülen genç, bu partinin ne hale geldiğini gösteriyor. ………… de bir yandan bize hulûs çakarken bir yandan da Ötüken okunmasın diye parti teşkilâtına genelge yazıyor. Bunu yazdığını ve imzaladığını Ötüken’de yazıları çıkan ve MHP mensubu olan Kimya Mühendisi Mehmet Orhun’a itiraf etmiştir. Halbuki daha önce Sançar’ın yüzüne böyle bir şeyden haberim yok demişti. Yani artık …… rahmet okutacak bir hızla yalan söylüyor. Gençler yavaş yavaş ondan kopuyor da farkında değil. …… de ne gibi işlere karıştığı nihayet açığa çıktı. Bakalım sonu ne olacak.
Bizim Haziran sayısı bugünlerde gelecek. Ankara’da Körüklü çıkarıyor. Adını yazdığınız iki aboneye göndereceğiz. Fakat Almanya’ya ödemeli gönderemeyiz. Zaten tek nüshanın ödemeli gönderilmesi de garip olur. Biz ona gönderelim. O da bize zarfın içine iki mark koyup yollasın. Ötüken hâlâ kendisini idare ediyor. Etmezse biz ekliyoruz. Oluyor. Bunu son imkânlara kadar çıkaracağız.
Ben artık Maltepe ile ilgimi kestim. Yeni adresim: Bostancı P.K. 7. Almanya meselesini en uygun çağında halledeceğim. O da hapiste olduğum zamana tesadüf edecek. Yenge Hanım’a hürmetlerimi söyleyin: Güntülü ve Aydolu birer gerçektir ve gerçek isimleri de romandaki isimlerine yakındır. O romanda hayal olan pek az şey var. Hakikatler biraz sembolik biçimde yazılmıştır. İmkân bulursam bu romanın devamını da yazacağım. Yeni evime daha yerleşemedim. Gelip görmeyince sebepleri anlaşılamaz. Yerleşme Türklerin yerleşik hayata geçmesi gibi gayet ağır oluyor. Telefonu da buraya naklettim. Yeni numaram: 58.45.28. Evin adresi: İçerenköy Cad. 62/8. Nejdet benim üst katımda, 9 numaralı dairede oturuyor.
Şevki Paşa ile hiç görüşemedim. O kadar işim vardı ki ve hâlâ var ki iki üç saat ayırıp da ziyaretine gidemedim. Bana küstü ama ne yapayım? Artık yorgun ve halsizim. İşleri çok ağır yapabiliyorum. Bu yüzden bir parça iş bütün günümü dolduruyor. Şimdi gayet zahmetli bir işim var: Kitap dolaplarından bazılarını boşaltıp dolapların yerlerini değiştirdikten sonra kitapları tekrar yerleştireceğim. Eğilip kalkarak yerden kitap almak çok zor. Romatizmalı olduğum için belim ağrıyor. Velhasıl şaka maka derken ömrü sonuna getirdik. Daha bir iki şey yazmak hususunda büyük isteğim var.
Selâm ve sağlık dileklerimi yollarım. Ameliyatınızdan sonra, yani rahatladığınız günde kısa bir mektupla beni haberdar etmenizi rica ederim.
T.T.K.
Atsız