İsmail Hakkı Gökhun’a (6)
25 Mart 1972
Azizim Şaman,
İşte sana kocaman bir ek kâğıt. En mühim olanı bu herifin oğlunun Kuleli’de okumasıdır. Bu hükûmet, hükûmet değil, yılan oynatıcısı. Hiç bir şeyin farkında değil. Dün akşamki ajans haberinde İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı aranmakta olan 139 komünistin adını saydı. Daha önce de muhtelif Sıkıyönetim Komutanlıklarının aradıklarını sayarsan halen aramakta olan en azından 300 kişi var demektir. Bunlar bilinenler. Bir de bilinmeyenler var ki, işte Murat Cankoçak da bunlardan birisi. Aranan isimlerden birini tanıdım: Barış Tırak. Bunun babası Yaşar Tırak, ben Haydarpaşa’da hoca iken orada matematik hocasıydı ve komünist olduğunu herkes biliyordu. Barış da o zaman ufacık bir çocuktu. Demek onu yetiştirip salıvermiş. Ben Ötüken’de solcu öğretmenlerin tasfiyesi için bangır bangır bağırıyorum ama onların tasfiyesinden vaçzgeçtik bu gidişle idamlıkları bile kurtaracaklar. O zaman da bu ordu bunu kabul ederse yuh olsun onun ervahına. Bu milletin kanı mı donmuş, beyni mi uyuşmuş nedir, hâdiseleri anlayamıyor. İnsanın yüzüne koyun gibi bakıyorlar ve baktıkları şeyin ne olduğunu anlamak için epey zahmet çekiyorlar.
Şu (……..) ne namussuz deyyusmuş. Lânetle anılmak herife vız geliyor. Tam bir bunak veya şuurlu bir vatan haini. Rıza Nur’a inanmak gerekecek. Bu herif…….. . Bu devleti yıkmak için elinden geleni yapıyor. Ya hele şu Danimarkalı puştlara ne dersin. Affedilmeleri için ricada bulunmuşlar. Danimarkalılar malûm seks rezaletlerinin bir numaralı oyuncuları. Baharoğlu gözüyle gördüklerini bana anlatmıştı.
Kopraman’dan bir kitapla bir kart aldım. “Gökhun’a sipariş ettiğin kitaplardan birini gönderiyorum” diyor. Ben sana değil, Halûk Çay’a dört kitap sipariş etmiş ve parasını vermiştim. Şimdi işler karıştı. Halûk Çay’ı göremiyorum. Paraları sana mı verdi? Yoksa Kopraman bunu kendi parasıyla mı aldı? Bana bunları öğrenmeni rica ederim. Bir de Kopraman “bazı yeni gelişmeler oldu” diyor. Mektup yazacağını söylüyor ama bugüne kadar gelmedi. Doktorasını verdikten sonra ne gibi gelişmeler oldu. Herhalde Kopraman’ın hakkına bir taarruz olmamıştır. Olamaz. Olmaması lâzım. Bu arada ben buradaki birçok deliler ve akıllılarla uğraşmak mecburiyetindeyim. Beni rahat bırakmıyorlar. Herkes yalnız kendi derdini dünyanın en büyük derdi sanıp “bu yalnız adam acaba ne yapıyor” diye kendi kendine sormuyor. Benim kimseden yardım istediğim yok ama kimseye de yardım edecek halim yok. Benden iş istiyorlar. Ben ancak 500 liralık iş buluyorum. Bugünün gençleri tabiî bunu beğenmiyor. Ben onların yerinde olsam derhal kabul ederim. İmparatorluk nesli olduğum için kanaatkârım ama siz cumhuriyetçiler öyle değilsiniz. Yarın Muzaffer gelecek. Kafaları çekeceğiz. Müthiş naralar duyarsan şaşırma, buradan biz bağırıyoruzdur. Sen ne yapıyorsun? Hâlâ şu at hırsızının hakkından gelemedin mi? Erkeklik öldü ama Türklük de öldü mü? Ben şu Türk tarihini yazabilsem kalkınır ama çurçurlardan vakit yok ki. Haydi selâmlar. Yengeye hürmetler. Balaların gözlerinden öperim.
T.T.K.