Hasan Oraltay’a (8)

Hüseyin Nihal Atsız·

16.1.1973

Azizim Hasan Oraltay Beğ

10 ve 13 tarihli mektuplarınızı aldım. Durum şu: yeni eve taşınalı hayli oldu. Eski evin mihnetinden kurtulmak istiyordum. Türkçü gençler de ısrar edince göçtüm. 7 genç sayesinde benim belâlı eşyalarım kırılıp dökülmeden bu eve geldi. Bir taraftan da müteahhit kaloriferlerin yanacağı hakkında söz ve teminat vermişti. Halbuki kaloriferler şöyle dursun ben gelince elektirik de yanmaz oldu. Girdikten bir iki hafta sonra su da kesildi. Tabiî perişan olduk. Evin holündeki soba deliğinden faydalanarak oraya eski evden getirdiğimiz gaz sobasını kurduk. Bu hol 3.25x3.25 boyunda bir yer. Mutfağa sığmayan buzdolabı, salona sığmayan üç dizi kitap dolabı, bir de masa konulunca gezmek kabil olmayan daracık bir yer oldu. Soğuklar dolayısıyla ömrümüz burada geçmeye başladı ve 2.5 yaşındaki Hakan deliye döndü. Ben de hiç çalışamaz hale geldim. Derken soğuklar başlayınca 11 Ocak akşamı Hakan hastalandı. Ne yese, içse çıkarmaya başladı. 12 sabahı da karla birlikte kış iyice bastırdı. Kış ânî geldiğinden bilhassa beni sarstı. Yabancısı olduğum bu çevrede çocuk doktoru ararken kar ve fırtına arasında epey sıkıntı çektim. 68 yaşımı doldurduğum günü böyle kutladım(!). Bugün biraz iyi ama hâlâ ayakta duramıyor. Türlü ilâçların tatbiki de birer mesele oluyor. En büyük mesele de kar dolayısıyla gazın bulunmayışı. Sobasız odalarımızda ısı 5 derece. Evde 48 saatlik gaz var. Doğrusu bunalıyorum. Meteoroloji de soğuk ve karın devam edeceğini söylüyor. Çocuğun hastalığı grip diye teşhis olunduğuna göre sıcağa ihtiyaç var. Zaten 5 derecede biz de yaşayamayız. Bakalım ne olacak. Sizin romatizmanın da ne kadar rahatsız edeceğini tahmin ediyorum. Bende o da var. Vaktiyle ateşli bir romatizma geçirmiştim. Sağ dizimde her kış kendini biraz gösterir.

Nejdetler daha gelmedi. Onlar şimdi müteahhitle mahkemelik oldular. Nejdet’in protestosundan sonra herif biraz faaliyet gösterdi. Elektirikler geldi ama tesisat bozukluğundan bizim dairenin yarısına ceryan gelmiyor. Buna mukabil de sular yine kesildi. Halimiz bu.

Yeğeninize ben Ötüken gönderirim. Onun için sizden abone bedeli istemeyiz. Muzaffer’e yazın. Benim yazacak vaktim, halim yok. Türk Ülküsünden size yollanması için Nejdet’e yazacağım. Sevkiyatı o yapıyor.

Bu evin adı daha konmadı. Numarası 62 ama bu İçerenköy Caddesinde iki tane daha 62 nu. var. O sebeple yeni adrese yazılmasını istemiyorum. İçindekilerle de pek tanış değiliz.

Kazakçanın bir özelliğini de öğrenmiş oldum. Datif edatı ga=ge. Fakat sonunda sahiplik takısı olan (atım, elim gibi) kelimelere ge=ga yerine e=a geliyor. atıma, elime gibi.

Yeni yılın ve bayramın kutlu olmasını dilerim. Cengeye hürmetler.

Çocukların gözlerinden öperim.

T.T.K.

Atsız