Adile Ayda’ya (15)

Hüseyin Nihal Atsız·

28/29 Mart 1974

Muhterem Adile Ayda Hanım,

Bu mektubum, sizi külfete sokacak bir rica mektubu olacak. Münih’te tarih doktorası yapmakta olan küçük oğlum Buğra, sömestir tatilinden istifade ederek, dört beş kişilik bir grupla, 15 gün için İstanbul’a geleceğini daha önce bildirmişti. Aralarında Jana adlı bir Çek kızı varmış ve bunun Dışişleri Bakanlığımızdan vize alması gerekirmiş.

Münih Başkonsolosluğumuz 1.3.1974 tarih ve DB-377 numara ile Dışişleri Bakanlığına müracaat ederek vize istemiş. Fakat bugüne kadar bu vize gelmemiş. Buğra, bir az önce, Münih’ten bana telefon ederek, bunu bildirdi ve 4 Nisan’da Münih’ten hareket etmek üzere, biletleri alındığı için, gecikmeden endişe duyduğunu, Ankara’da bir dost varsa, onun vasıtası ile bir şey yapılıp yapılamıyacağını sorup, benden yardım istediğini söyledi.

Bu gibi işlere hiç aklım ermediği için benden fazla bir şey ummamasını, düşüneceğimi cevaben bildirdim. Galiba bu kız Çek olduğu için, böyle bir formalite gerekiyor. Kız yıllardır Münih’te oturuyor ve komünist rejim dolayısı ile vatanına gitmiyor amma, demek ki vatandaşlığını terketmemiş. Hariciyeci olduğunuz için, aklıma siz geldiniz. Ait olduğu daireye telefonla söylerseniz, belki de, unutulmuş olan bu iş hallolunur. Yahut olmayacaksa, Çek kızını almadan kafile buraya gelir. Sizi böyle bir iş için rahatsız ettiğimden dolayı mahcubum. Hele casuslar memleketin hangi kademelerine kadar girmişken zavallı, Çek kızından tehlike umarak, derin tahkikat yapılması Nasrettin Hoca’nın ruhunu şad edecek bir komiklikten başka bir şey değildir.

Bu vesile ile sonsuz saygılarımı sunar, rahatsız ettiğim için bağışlamanızı rica ederim. Tanrı Türk’ü Korusun.

Atsız