Özet
Köken itibariyle eski Yunanca olan ”arketip”, ”arche” ve ”typos” sözcüklerinin birleşiminden meydana gelmektedir. Modern psikolojinin ana terimlerinden olan bu kavram, Carl Gustav Jung’un belirttiği üzere insan zihninin ortak (kolektif) bilinçdışında yatan ”ilk imge”ler, ”ana numune”ler şeklinde tanımlanmaktadır. Platon’un ”idea”sıyla eş anlama gelen arketip sadece gelenek, dil ve göçlerle yaygınlaşmamış; dünya kurulduğundan beri insan zihninde doğuştan, kendiliğinden var olmuştur. Mitolojik anlatılarda, destanlarda da tezahürlerini gördüğümüz arketipler, günümüz modern anlatılarında ortak bilinçdışı ögeleri olarak karşımıza çıkmaktadır. 20. yüzyılda ortaya çıkan ”arketipsel eleştiri”, edebî eserde var olan ortak bilinçdışı imgelerini ve kullanımlarını tespit etmek; elde edilen bulgular üzerinden estetik değer yargısına ulaşmak maksadıyla kullanılan eleştiri yöntemlerinden biridir. Türk edebiyatında şair, romancı ve hikâyeci kimliğiyle tanınan Hüseyin Nihal Atsız’ın Bozkurtlar, Deli Kurt, Ruh Adam, Z Vitamini ve Dalkavuklar Gecesi romanları; şiirlerini topladığı Yolların Sonu ve Hikâyeler başlıklı sanat eserlerinin arketipsel eleştiri yöntemi esas alınarak incelenmesi bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Beş bölümden oluşan çalışmada arketipsel doğa imgeleri, arketipsel benlikler, hayvan arketipleri, yolculuk arketipi ve diğer arketipsel semboller hakkında verilen bilgiler ışığında sanat metinleri değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonunda Hüseyin Nihal Atsız’ın eserlerinde mitolojinin verilerinden özellikle Türk mitolojisinden faydalandığı; zaman zaman bunlara arketipsel anlamlar yüklediği tespit edilmiştir.