Yücel Hacaloğlu’na (22)

Hüseyin Nihal Atsız·

19 Temmuz 1972

Azizim Hacaloğlu,

Sürpriz şeklindeki ziyaretinden çok memnun kaldım. Evdeşinle baldızın üzerimde çok iyi intiba bıraktılar. Yalnız sorduğum halde sonraki öfkeler arasında hangisinin büyük, hangisinin kaç numaralı kardeş olduğunu unuttum. Bu öfkeye Galib’in mektubu sebep oldu. Senin yanında açmıştım ama yazısı okunaksız olduğu için iyi okuyamamış, tabii iyi anlamamıştım. Sonra dikkatle okuyup Devlet’teki yazılarla da kıyaslayınca öfkelendim. Bu öfke hâlâ devam ediyor. Oyun açık olarak oynanacaktır. Muayyen bir hadden sonra bende hatır, gönül tanımak diye bir şey kalmadığı için işin nereye kadar varacağı kestirilemez.

Öfkemin bir başka sebebi de, bildiğin gibi, memleketin durumu. Gevşeklik, yumuşaklık ve hamakat devam ettikçe âdeta hasta oluyorum. İstanbul çevresinde bir takım yerler var. Orada bir odam olsa gazetesiz ve radyosuz yaşamak bana şifa verecek ama buna da malik değilim. Böyle bir yerde Robenson gibi yalnız yaşamalı ki sağlık durumum düzelsin. Yoksa bunca “toplumsal alıklık” arasında gürleyip gitmek işten bile değil.

Getirmiş olduğun, Yağmur’un makalesini de okudum ama dediğin gibi “çok güzel” bulmadım. Hatta tenkit edilecek yerleri de var. Neyse, bir de onunla uğraşmayayım.

Ankara’da Hasan Eren adında bir Türkoloji profesörü var. Tevet’in idare ettiği Türk Ansiklopedisi’nde başredaktör olarak çalışıyor ama redaktör değil kondüktör bile olamaz. Benim yazılarımı boyuna değiştiriyor. Türkçe bilmiyor. Türkçe’nin ahenk kanununu bilmiyor. Bizim Hakan’ın dediği gibi “…….. adam”ın biri. Bu …….. hakkında bilgin var mı? Rumeli göçmeni imiş. Cahil olduğunu herkes biliyor ama mazisini bilen yok. Belki sen bilirsin diye soruyorum. Bu ……. yüzünden de Tevet ile aram açıldı. Yazılarımda tahrifat yaptığı gibi bazen cümleleri atlayarak yazının anlaşılmaz hale gelmesine sebep oluyor. Tevet’e söyledim. Yazılarımın tashihlerini ben yapayım dedim. Peki dediği halde yapmadı. Ben de artık oraya yazmamaya karar verdim. “Gök Türk” maddesini bana vermişlerdi. “Kök Türük” halinde yazacaktım. Çok uzun olacak olan bu maddede bu ……. nice yanlışlar yapacağını düşünerek vazgeçtim.

Selâm ve sağlık dileklerimi gönderir, Yenge Hanım’a hürmetlerimi yollarım.

Atsız