Yücel Hacaloğlu’na (18)

Hüseyin Nihal Atsız·

28 Mart 1972

Azizim Hacaloğlu,

Epey önce yazdığın mektubun cevabını şimdi veriyorum. Bana gelen mektupları şimdi okuduktan sonra yırtmak usulünü tatbike başladığım için yazdıklarını teferruatı ile değil, anahatlarıyla hatırlayarak cevap vereceğim:

Sen de Türkiye’nin bir komplo karşısında olduğunu yazıyorsun. Başbakanın sık sık söylediği bir nesneyi ben iyice anlıyamıyorum. En arkada Rusya mı var, yoksa yeni dostumuz Çin mi? İsmet ……. beni deliye çeviriyor. Sade beni değil birçoklarını. Hem herifleri idamdan kurtarmaya çalışıyor, hem de vatanseverlik numarasıyla üç şakiyi bulmak için bütün milleti seferberliğe çağırıyor. Bu İngilizlerin sağ olarak ele geçeceğinden yani kurtarılacağından emin değilim. Bunu sezgiyle söylüyorum. ……… Düşmana aynı silâhla mukabele etmeli. İlan etmeli ki eğer üç İngiliz öldürülürse komünistlerden de üç tanesi idam edilecektir. Bunu bugünki sahte demokrasi havasıyla yapmaya imkân yoktur. Ama bu rivayet ortaya yayıldıktan sonra üç hatta altı komünist öldürülür ve kaçarken vuruldukları ilân olunur ama öteki herifler bunu bilir. Başka çaresi yoktur. Bir de iki üç gün önceki gazetelerin birinde (Milliyet veya Hürriyet) Erim bir komünistin İstanbul’da müsademeyle yakalandığını ve fakat adını söyleyemeyeceğini bildirmişti. Bu, yüksek rütbeli bir subay mı? Anayasa mahkemesi …… taraftarlarından mürekkep olduğu için galiba üç iti kurtaracak. O zaman ordunun prestiji nolacak?

Yazdığın gibi başbakanlığa Feyzioğlu’nun gelmesi daha iyi olur sanıyorum. O da hukukçu, üstelik milliyetçi ve komünizme karşı çok sert. İsmet ….. de düşman.

Şu Temelli denilen ….. da ocağına incir dikmek lâzım. Başkanları olan Fahri Özdilek ve Mehmet Özgüneş tabii hariç. Fakat berikiler herhalde komünistlerle işbirliği yapıyorlar. ……. da onlarla birlikte olduğu muhakkak. Temelliler ve Tarık Zafer Tunaya gibi bazı prof.lar, komünistlere karşı her türlü yardımı yapmaktadır. Bunda asla şüphe yok. Tabii kendi evlerinde değil de başka yerlerde saklıyorlar.

Bu işleri, hukukî olarak halledeceğiz deyip uzatarak günün birinde bir felâkete sebep olmalarından cidden endişe ediyorum. İstanbul Sıkı Yönetim Komutanlığı fabrika vesair iş yerlerini ikaz etti. Yeraltı teşkilâtlarının da baltalama yapabileceği hakkında haberler alındığını açıkladı. Bu son olaylar sebebiyle içten huzursuzum. Yarınımızdan endişeliyim. Buna karşı hâlâ hak, hukuk, cihan kamuoyu teraneleriyle işi savsaklamak büyük gaflet oluyor. Ordu idareyi eline alsa da …. sustursa, Anayasa Mahkemesi’ni bertaraf edip komünistleri idam etse ne güzel olur.

Selçuk Enstitüsü Dergisi’nde küçük bir makalem çıktı. Bana ayrı basım yollamışlar. Ben sana ondan gönderdim mi? Bildirmeni rica eder, selâm ve sağlık dileklerimi yollarım.

Atsız