Turan Kekevi’ye (5)

Hüseyin Nihal Atsız·

1 Eylül 1970

Azizim Turan,

17 Ağustos tarihli mektubunu aldım. Halim malûm. Bildiğin işlerden başka bir de büyük gazâ eyledim. Türk tarihinde zaferler ayı olan Ağustosun 25’inde, bir aydır eve girip türlü akınlar yapan Moskof, komünist, solcu, Halk Partili, yobaz, Hipi ve namussuz kertenkeleyi takriben 4 dakika süren kahramanca bir savaştan sonra katlettim. Fakat ondan sonra öyle bir iğrendim ki o gece yemek yiyemedim.

Sizin kuşakların sıcakta sapır sapır dökülüp bayılması gayet normaldir. Bizim gibi İmparatorluk toprağından olmadığınız için dayanaksızsınız. Bunun türlü tecellilerini daha önce de Üniversitelilerde görmüştüm. Sen Türkçü olduğun için elbette bayılamazdın. Tuzladaki okulda da böyle vukuat olmuş. İzmirdeki Ziraat Fakültesinden staj için İsviçreye giden öğrenciler pratikte fena halde yorulunca İsviçreliler bizimkilere hayretle: “Siz Avrupa’ya akın eden o müthiş Türklerin torunları mısınız” diye sormuşlar. Her ne ise. İktidara geçince gayet sağlam ve dayanıklı bir Türk milleti yetiştiririz. Mesele hallolunur.

Âşıkpaşaoğlu Tarihini taahhütlü olarak gönderiyorum. Başta yine mühim bir yanlış olmuş. Suç benim değil. Bu eserin II. Murat ve Fatih’e ait bölümleri tarihçilik bakımından anakaynaktır. Ötekileri ihtiyatla kullanmak lâzım. Bir çoğu da masal. Bunu asıl yazıldığı dille neşretseydik çok güzel olurdu ama bugünkü dile çevrilmiş şeklini istediler.

Sana bir de öğüt: Nefsine hâkim olmasını öğren ve sıcaklarda kızışmış olarak buzlu, hatta soğuk nesne içme.

Selâm ve sağlık dilekleriyle.

Tanrı Türk’ü Korusun.

Atsız