Osman Nuri Kurt’a (8)
21 Haziran 1970
Azizim O. Nuri Kurt Beğ,
Son iki mektubunuzu aldım. İkisinde de tarih yok. O sebeple bana geleli ne kadar olduğunu şimdi tahmin edemiyorum. Ben bir ihtiyatsızlık dolayısıyla İstanbul’un yazında soğuk alarak on gün kadar yattım. Hastalığı atlattıktan sonra da halsizlik sebebiyle bir iş yapamadım. Bu arada mektuplara da cevap veremedim.
Türk Ocağı adlı derneğinizi kurmak için başkalarını kuşkulandırmadan hareket edin. “Milliyetçi Toplumcu” kelimelerinden Almanlar ürküyorsa sadece “milliyetçi” deyin, olsun. Toplumculuk zaten milliyetçiliğin içinde vardır. Söylemeseniz de olur. Oradaki solakların Türkiye’de yakında ihtilâl olacak demeleri boşuna değil. DİSK denilen Devrimci İşçi Sendikaları bir yürüyüş düzenledi. Görünürde gayeleri hükûmet tarafından hazırlanan yeni sendikalar kanununu protesto etmekti. Fakat niyetleri kötü olduğu için bunu derhal cıvıttılar. Dükkânları yağma ettiler. Zorla arabalara binerek kafileye heybet vermek istediler. Razı olmayan şöförleri dövüp arabalarını tahrib ettiler. Bazı evlerin ve bankaların camlarını kırdılar. Pencerelerden bakan kadınlara kötü laflar attılar. Nihayet askere de taarruz edince tüfekler patladı. Üç tanesi öldü. 100 kadarı yaralandı. Bu arada bir polisi de nümayişçi kadınlar başına taşla vurarak öldürdüler. Şimdi İstanbul ve İzmit’te sıkı yönetim var. Pek çok kimse tevkif olundu. TİP İstanbul şubesi aranarak içindekiler Davutpaşa Kışlasına götürüldü. Sıkı Yönetim Mahkemeleri kuruldu. Fakat işin sonu nereye varacak bilmiyorum. Çünkü sıkı yönetim bir ay için ilân olundu. Yani 16 Temmuzda bitecek. Bu süre içinde davalar sonuçlanmaz. O zaman bu davaları sivil mahkemelere verirlerse hepsi beraat eder. Yahut Anayasaya dayanarak sıkı yönetimi iki ay daha uzatıp davaları bitirirler.
Sıkıyı görünce sindiler. Fakat sıkılık kalkınca bu gevşek hükûmete karşı yine ayaklanacakları muhakkak. O zaman neler olacağını kimse tahmin edemez.
Son iki mektubunuzdan önce bir zarf içinde gönderdiğiniz belgeleri almıştım. Ondan sonra başkaca yolladınızsa onlar bana gelmedi.
Heyecan yerine soğukkanlılıkla hareket etseniz daha fazla başarı sağlarsınız. Filvâki bu bir mizaç ve yaratılış meselesidir ama insan, irade kuvvetiyle kendisini buna alıştırabilir.
Selâm ve sağlık dileklerimle.
Tanrı Türk’ü Korusun.
Atsız