Osman Nuri Kurt’a (10)
18 Haziran 1971
Azizim Osman Nuri Kurt Beğ,
Bütün mektuplarınızı ve gönderdiklerini aldım. Çok teşekkür ederim. İçindekileri gereken yerlere verdim. Pek memnun kaldılar. İcab ederse orada sizinle görüşecekler. Diğer bilgilerinizi de bekliyorlar. Cevapta biraz gecikmemin sebebi yolladıklarınızı yerine ulaştırdıktan sonra yazmak içindi. Ayrıca şahsî işlerimin çokluğu da malûm.
Abonelerin Ötükenlerini topyekûn size gönderiyorum. Adresleri değişenlere siz gönderirsiniz. Size iki paket kitap gönderdik. Bilmem ikincisini aldınız mı?
Sıkıyönetimle ve askerî icraatla komünistlerin ve Kürtçülerin kuyruğu kapana sıkıştı. Sıkıyönetim mahkemeleri işliyor. Henüz büyük davalar sonuçlanmadı. Yalnız küçük davalar bitip suçlular hapis cezalarına çarptırıldı. Devgenç üyelerinin mahkemeleri sonunda birkaçının idam olunacağını sanıyorum. Beş on tanesi de jandarma ile çarpışırken öldürüldü. Elebaşları Cemgil bunlardandır. Maltepede, civardaki eve giren ve bir kızı rehin tutan iki eşkıya da biri öldürülerek, biri yakalanarak bertaraf edildi. Birçokları da şurda burda yakalanıyor. Yakalanmayanlar arasında Mihri Belli ve Hikmet Kıvılcım gibi iki eski komünist var. Onlar yurt dışına kaçabildiler. Üniversitelilerin bana söylediğine göre şimdi ortada azılı komünistlerden kimse görülmüyor. Hepsi bir deliğe saklandı ama ne de olsa yakalanacak.
Mühim bir mesele de Anayasanın değiştirilmesi. Bu Anayasa cidden memleketi batıracak nitelikte idi. Belki de kasden böyle yapılmıştı. Yeni hükûmet görünüşte çok demokratik hareket ediyor. Partilerin fikirlerini alıyor. Partiler de pek uysallaştılar, “boykotla işgal aynı şeydir” diyen İsmet Paşa bile şimdi bu hükûmeti destekliyor. Çünkü hükûmetin arkasında ordu var. Yeni anayasa ile anarşik hareketleri açık bırakan hürriyetler kısıtlanıyor. Radyonun özerkliği alınıyor. Üniversitelerin özerkliği yalnız ilmî sahada kalıp idarî özerklikleri alınıyor. Talebeler için sert maddeler konuyor. Zaten başka çaresi yoktu.
Ortalığa fesat tohumu saçan İlhan Selçuk ve Çetin Altan gibi iki aşırı solcu gazeteci en aşağı birer yıla mahkûm edilecekler.
Bu arada bizim dava da yürüyor. 9 Hazirandaki son celsede mahkemenin Sıkıyönetime naklini istedik. Talebimizi reddettiler. Biz de Sıkıyönetim Komutanlığına dilekçe vererek dosyamızın aldırılıp tetkik edilmesini, luzüm görülürse Sıkıyönetim Mahkemesine nakli için karar verilmesini istedik. Bunun hukukî dayanakları var ama bakalım ne olacak? Sıkıyönetim şimdi, benim 4 yıl önce yazıp mahkemeye düştüğüm konularla meşgul olduğu için orada davamıza başka gözle bakılacağı muhakkak. Önümüzdeki duruşma 4 temmuzda.
Bu mektupla birlikte Ötükenin 6. sayısını da paket halinde gönderiyorum. Uçakla olmadığı için tabii elinize mektuptan üç dört gün sonra geçecek.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Tanrı Türk’ü Korusun.
Atsız