Muzaffer Eriş’e (13)

Hüseyin Nihal Atsız·

25 Mart 1973, Pazar

Kardeşim Muzaffer Amca,

Hasan Oraltay’ın taksiti için gelen mektubu sana attığımın ertesi sabahı, yani dün sabah bana bononun sahibi geldi. Bankaya gitmiş. Bankadan bono sahiplerinin gayet dürüst adamlar olduğu hakkında teminat aldıktan sonra bana uğramış. Kendisine: “Hasan Oraltay Almanyadadır. Vekili Mühendis Muzaffer Eriş ise Somadadır. Almanyadan gelen paralar sahibine geç varıyor. Bu sebeple biraz daha bekleyeceksiniz. Mektup buraya mühletin bittiği gün geldi” dedim. Adam anlayış gösterdi. Gayet nazik davrandı. “Öyleyse ben banka ile temas edip protestoyu durdurayım. Çünkü onun iki üç yüz liralık cezası vardır” dedi. Senin adresini istedi. Verdim. O da kendi adresini verdi. Bu işler sana göre halli gayet kolay, mesele bile sayılmayacak bir iş olduğu halde yine canım sıkıldı. Zaten her şeye canım sıkılıyor.

Sana bir gün önce varsın diye bu mektubu dün atmak istedim ama dün cumartesi olduğundan öğleden sonra postalar kapalıydı. Bugün de pazar. Bunu ancak yarın postaya vereceğim. Sana artık nisan başında veya bir gün önce varır.

Şimdi evde yalnızım. Kâniyeler Pis Eve gittiler. Ben de biriken mektuplara cevap vereceğim. Neredeyse Ötüken’in Nisan sayısı gelir. Mayıs sayısı da bizim elimize 25 Nisanda falan varmak üzere hazırlanacak. 3 Mayısta herkesin elinde bulunsun diye. Sözde ben de bu Mayıs için yazı yazacağım. Bundan önceki mektubumda da yazdığım gibi berbat bir halsizlik içindeyim. Mektup yazmak bile ciddî ve yorucu bir mesele oluyor.

Bono sahibinin adresi şöyle:

İlyas İslâmoğlu, Sahrayı Cedit, Taşlıyol, Yılmaz Ap. (Kat:5), Daire: 13, İlkokul karşısı Erenköy-İstanbul

Senin de bunca işin arasında böyle dertlerin oluyor ama hiç olmazsa gücün kuvvetin yerinde. Selâm ve sağlık dilekleri. Neriman Yenge’ye hürmetler. Çocukların gözlerinden öperim.

Tanrı Türk’ü Korusun.

Hani vaktiyle “gözüm reisicumhurlukta” demiştin. Şu mevkie adaylığını koy da bu iş olup bitsin. Emin ol bu sürünceme lüzumundan fazla canımı sıkıyor.

Atsız