Mirat Özçamlı’ya (2)

Hüseyin Nihal Atsız·

14 Kasım 1969

Azizim Mirat Özçamlı Beğ,

Mektubunuza ve “hoşgeldin”inize, teşekkür ederim. Almanya intibalarımın bir kısmını ve yazılabilecek kadarını neşredeceğim. Birçok şey bilerek gittiğim halde gözümle gördükten sonra aradaki farktan dolayı üzülerek döndüm ve inzivama çekildim. Tanrıdağlı Turan’ın durumu da ayrı bir dert. O çocuk çok iyi ve yarar kişi olduğu halde ziyan oldu gibi bir şey. Gerçi henüz her şey bitmiş değildir, ona tekrar tahsil devamı sağlanabilir ama hem o çabuk kırılmıştır (bütün o nesil gibi), hem de sömürülerek elinden tutacak kimse çıkmamıştır. Askerlikten sonra hayatı daha iyi anlayarak yeni bir yol çizerse belki herşey daha iyi olur. Kendisine Ötüken gönderiyordum. Yeni bir adres bildirirse bundan sonra oraya yollamakta devam ederim.

Sizin özel durumunuza gelince; Piriştine kasabası Osmanlılar çağında genel olarak bir Türk kasabası olmakla beraber köyleri tamamen Arnavuttu. Tabii köylerden şehre yerleşenler de oluyor ve zamanla Arnavutlar artıyordu. Bugün Urfa, Bitlis ve öteki doğu şehirlerimizde olduğu gibi. Bu sebeple eğer hanımın soyunu iyice bilmiyorsanız ve evlenmenizde kesin bir zaruret yoksa iyi düşününüz. Siz karakterde ve inançta birisi için soyu yabancı ve hatta karışık bir hanımla evlenmek ilerde ciddî meselelere ve aile bedbahtlığına sebep olur.

Ordu vilâyeti bir Türk vilâyetidir. Hatta sahilden biraz içeriye girince halis Oğuz tiplerinin pek bol olduğu bir ildir. Fakat kasabada fazla sayıda ……… vardır. Kasaba da bir Türk şehri ise de ……….. ihmal olunmayacak sayıyı bulmuşlardır. Bu sebeple bunlardan bir kızla evlenmek gerekirse yine iyi inceleme yapmak icab eder. Bugün orada Ermeni yoktur. Ermeniler daha doğudaki Hemşin kasabasındadırlar. Bunlar epey zaman önce Müslüman olmuş Ermenilerdir ama Ermeni asıllarını unutmamışlardır.

Bizim gibi Türkçü olmayan bir Türk’ün, anası Türk olmayan bir kızla evlenmesinde belki bir mahzur yoktur. Fakat bu kız anasına bakarak onun ırkıyyetini güderse o zaman iş değişir. ……….. Türkiye istatistiklerinde sayısı 40-50 bin olarak gösteriliyorsa da bu, anadili ……… olanlardır. Anadilini unuttuğu halde ırkını unutmayan, yahut nüfus sayımında kendi anadilini Türkçe olarak yazdıranları da sayarsak Türkiye’de 100.000 …… olduğunu inanabiliriz. İzmir, Ordu, Bursa’nın bir mahallesinde toplu olarak bulunuyorlar. Karadeniz kasabalarının bazılarında da dağınık olarak vardırlar. Son yıllarda bunların arasında da milliyetçilik hareketleri başlamıştır.

“Sancak”lar herhalde bir boyun bir oymağı olacak. Nerelerde olduklarını bilmiyorum. Anlattıklarınıza göre güvenilir Türkler olacak. “Araplılar” da herhalde önce Suriye’de oturup sonra Anadolu’ya gelen, bu sebeple o adı alan, yalnız “Arap” adını taşıyan bir reis idaresinden dolayı bu adı alan bir oymaktır. Türklerde, çocuk doğduğu sırada çadıra misafir gelenin adını veya ırkını çocuğa ad vermek âdeti vardır. Bu yüzden bazen çok yakışıksız isimler de verilmiştir. Abdallar ise eski Eftalitlerin Anadoluya sızmış kalıntılarıdır. Türk iseler de öteki Türkler tarafından hakir görülmüş ve Çingeneyle bir tutulmuştur. İşte hepsi bu kadar. Selamlar ve sağlık dilekleri. T.T.K.