İsmail Hakkı Gökhun’a (7)

Hüseyin Nihal Atsız·

12 Nisan 1972

Azizim Şaman,

8 tarihli mektubunu alıp verdiğin sırra çok memnun oldum. Bütün bunlar bizim Şaman dualarının tesiriyle oluyor. Şimdi siz orada Rus ayılarını karşılamakla meşgulsünüz. Herhâlde Sıkıyönetim idaresi bugünlerde Ankara’daki bütün Çingeneleri tutuklamıştır. Zira Podgorni’nin kızı Natalya tam bir ayıya benzediğinden esmer vatandaşlarımızın onu alıp oynatarak para kazanma teşebbüsüne geçmelerinden haklı olarak endişe etmiştir. Hem de bu ayı göz doktoru imiş. Tevekkeli değil. Rus Sirki geldiği zaman da bir ayı bisikletle Ankara sokaklarında gezmişti. Nihayet Erim’e de acımıyor değilim ha…. Peki, ordu başbakan bulamıyorsa biz de aklına gelmiyor muyuz? Tam onlara göre kaftanız. Sen söyle de başka isimler üzerinde uğraşmaktan vazgeçsinler. Devleti altı ayda kıvamına getiririz. Yüksel Turhal’ın adresini bilmiyorum. Yazarsan “Kutlamış” broşüründen gönderirim.

Benim iki ay önce sipariş ettiğim kitaplara gelince: en son görüşmemizde ….. ‘a sormuş, kitapları göndereceğini söylediği …….’parayı verip vermediğini öğrenmek istemiştim. Verdiğini söylemişti. Senin adın ortada yoktu. Seni, ……’ın kartından öğrendim. “Gökhun Ağabeye ısmarladığınız kitaplar”… diyordu ……..’ı telefonla aradım. Cevap verilmedi. Dün kendisine ağır bir mektup yazarak bir daha o nesle bir iş sipariş etmeyeceğimi, Sançar’a sipariş edeceğimi, onun topal bacağıyla daha iyi ve daha emniyetli yapacağını yazdım. Parayı ya sana, ya da bana göndermesini de bildirdim.

Sen bana derhal bildir: Göndereceğin üç kitabın değeri nedir? O kitapların ne olduğunu bile unuttum. İşte bizim gençlerin hali bu… Bir işleri olduğu zaman kapıyı aşındırırlar. Sonra bir işimizi sürüncemede bıraktıkları yetmiyormuş gibi parayı da ortadan kaldırırlar. Sanki biz burada Menderes’ten kalma makine ile para basıyoruz. Allah topunun belâsını versin.

Tombalaklar Vandaki Çil ile Adâletin aleyhinde rapor vermişler. Bu kadar da eşeklik olur mu? Faruk’un neşrettiği bildiriler meydanda. Gizli iş de yapmıyorlar. Verdikleri ve verdirdikleri konferanslar da gizli kapaklı değil. Öyleyse ne halt yemeye aleyhte rapor verirler. Herifler galiba dünyadan habersiz. Sana Musa Yusifzade’nin mektubunu da gönderiyorum. Belki işine yarar. Sana da selâmı var.

….. yeni gelişmelerden bahsetmiş, uzun bir mektup yazacağını bildirmişti. Mektubu gelmedi. Bir de şunu öğrenmek istiyorum: Kendi Fakültesinden alıp gönderdiği kitap yarı değeri ile mi alındı? Bu sefer cevabını geciktirme. Selâm ve sağlık dileklerimi yollar, Sabahat Yenge’ye hürmetlerimi iletirim. Tunga ile Örpen’in gözlerinden öperim.

Tanrı Türk’ü Korusun.

Kimyacı Halûk ne oldu?