Adile Ayda’ya (8)
20 Şubat 1973
Muhterem Adile Ayda Hanım,
Hakikî bir edebiyatçı olduğunuzu gösteren mektubunuzu zevkle okudum. “Ruh Adam” hakkında, gerek mektupla, gerekse şifahen bir çok tenkidler, fikirler, mütalealar dinledim amma, aralarında, hakikaten sizin kadar yaklaşanı yoktu. Roman yazılalı çok olmuştur. Altındaki tarih makinaya çekilmesinin sonunu göstermektedir. Ancak, makinaya çekilirken, hayli değişiklik yapılmış, hukukî bakımdan da tekrar gözden geçirilmiştir.
Son aylarda bana yazıp da göndermediğiniz mektuplar için ileri sürdüğünüz sebeplere katılmıyorum: Sizi temin ederim ki, benim için yazacağınız her türlü tenkid, kırgınlık değil, memnuniyet uyandıracaktır. Kusurlarımın bir çoğunu biliyorum. Farkına varamamış bulunduğum kusurların bulunduğunu da kabul ediyorum. Bu sebeple tenkidler sizden değil de, herhangi birisinden gelmiş olsa bile, beni uyarmış olacağı için, makbulümdür. Hele bu son mektubunuzdaki kültür ve zekâ ile yüklü fikirlerinizi okuyup öğrendikten sonra, o türlü yazılarınızı beklemek, bilmem ki, bir az da hakkım olmaz mı?
Bu arada, “Türk Ülküsü”nün üçüncü basımı Afşin yayınları arasından çıktı. Gönderilmesi gerekenlerin listesini Nejdet Sançar’a vermiştim. Fakat sizinki eski adresinize göre. Bilmem, elinize geçti mi? Geçmedi ise, bildirmenizi rica ederim.
Bugüne kadar Savcılıktan tebligat gelmedi. Bunun o kadar ehemmiyeti yok. Nihayet, su testisi su yolunda kırılacaktır. İncitici taraf bu ortamdaki sebeptir.
Bu mektubu, cevapta daha çok gecikmemek için yazıyorum. Belki söylenecek bazı şeyler daha vardır amma acele olmadıkları için şimdilik bıraktım.
Derin hürmetlerimi, teşekkürlerimi kabul etmenizi rica ederim.
Atsız