Adile Ayda’ya (22)
14 Ocak 1975
Çok Muhterem Adile Ayda Hanım,
14 Aralık tarihli mektubunuzu ve yeni yıl tebrikinizi aldım. Teşekkür eder, yeni yılın sizin için de uğurlu, huzurlu ve sağlıklı geçmesini dilerim.
Yorgunum. Cevaplarım ve her işim bu yüzden gecikiyor. Nihayet muayenehanesinde âletli ve küçük bir laboratuarı bulunan bir doktora gidebildim ve sevimsiz haberler alarak çıktım: Kalp arızalı, öteki arızalar da caba…. Maltepeye gelişinizden sonra yazdığınız bir mektupta, en aşağı yirmi yıl daha yaşayacağım hakkındaki dostane sözleriniz ve tesellileriniz gerçekleşmeyecek. Abdülhak Hâmid’in dediği gibi, benim için de artık:
Tat yok gecesinde, gündüzünde;
Ben neyleyim bu yeryüzünde?
Bunun için esef etmiyorum amma, Türklerin bir birlik olduğunu iddia eden Türk tarihini bitiremeden gidersem, cidden yazık olacak.
Libya Başbakanı olan acayip adamın Türkiye’yi ziyareti ve müşterek düşmana karşı birlik olacağımız hakkındaki sözleri, petrol vereceğini söylemesi bile millî izzeti nefsime dokundu. Ne günlere kalmışız? Siyaset nasıl bir komedi imiş.
Fizik yorgunluğunuzu gidermek için ne yapıyorsunuz? “Fitinal” diye bir damla vardır. Fosfor terkiplerinden yapılmış olan bu damla bedenî yorgunluğu gidermekte çok faydalı oluyor. Defalarca deneyip, müsbet netice aldım. Başkaları da kullanıp memnun kaldılar. Günde üç defa otuzar damlayı su veya herhangi bir mayi içinde içmek insana cidden enerji sağlıyor. Tavsiye ederim. Doktora sormağa da lüzum yok. Biliyorsunuz: Tıbbiyede üç yıl okuduğum için, çeyrek doktor sayılırım.
Memleketin ve partilerin durumu, ciddiyetsizlik ve gayrimillîlik gibi sinir bozucu sebepler ortadan kalkmadıkça iyileşemez amma, bir siperde savunma yapan askerler gibi, son fişeği kullanmadan ve süngüye davranmadan önce yenilmeği kabul edecek insanlar değiliz.
Derin saygılarımla son veriyorum.
Atsız