Kardeşim Yılanlıoğlu, Üzücü şeyler için mektup yazmak, bu kanaat notu verme zamanında hiç de hoş olmuyor. Sen ve bilhassa Hacıömeroğlu, Ali Rıza Özer’e karşı çok sert muamele etmişsiniz. Zavallı çocuk ağlamış. Bir arkadaşı tarafından dolandırıldığı için çok
Kardeşim Yılanlıoğlu, Maalesef Orkun’u yaşatmaya imkân yok. Ben alâkadar olamadığım için Orkun’un daha büyük hatalar işlemesi muhtemel. Tevfik İleri’yi Türkçü diye müdafaa etmeleri bunu gösteriyor. O Necdet Sançar’ı sürer gibi Edirne’ye yollarken Orkun onu müdafaa etti(1). Onu
Kardeşim Yılanlıoğlu, Bir aydır hasta olduğum için mektuba geç cevap veriyorum. Bütün kuvvetimi, enerjimi alan müzmin bir dizanteri geçirdim. Teşhis olunamadığı için de bir hayli sarsıldım. Bu sefer iyi olmaktan ümit kesmiş ve müthiş ağrılar arasında intiharı
Özledim… Yanıklık canıma değdi… Özledim, yıllarca daha özlerim. Hasret türkü olsa, ben onu çalsam, Kırılıp giderdi nice sazlarım… Yatın ümitlerim, uykuya yatın! Bitin hasretlerim, tükenip bitin! Ayrılık ateşi çetinmiş, çetin; Onunla dikleşir bütün düzlerim. Yanımda sanrım, bakarım
Ey, Türkistan, şanlı ülke, güzel anayurt! Bir gün gelir kaldırırız yine bayrağı; İçimizden elbet çıkar yeni bir Bozkurt, Yabancıdan geri alır kutlu toprağı… Küçük kuşlar bize hergün şöylece çiler: Ey ölümle el sıkışan ihtilalciler! Size der ki
Türkiye dışında 60 milyon Türk, kurtarılmamış olarak yaşıyor. Osmanlı Türkleri’nin bölümleri olarak yanı başımızda duran Romanya, Yugoslavya, Bulgaristan, Batı Trakya, Rodos, Suriye ve Kerkük Türkleri’nin dışında asıl büyük Türk kesimi İran, Efgan, Sovyetler ve Çin hâkimiyetinde tutsaktırlar.
