Don Kişot’u herkes bilir; kahramanlık martavallarıyla dolu kitapları okuya okuya zayıf sinirleri büsbütün sarsılan ve aklını oynatan bu kahraman taslağı, cihana güya adalet götürmek için sıska bir ata biner ve paslanmış bir mızrakla yola çıkar. Bozuk kafasında

Devamını oku

Türkiye’de Osmanlı sülalesi hâkim olduktan sonra(1) acem taklidi divan edebiyatının kuvvetle yayılarak milli dil ve kültürümüzü şiddetle tehdit etmesi üzerine on beşinci asrın sonlarında Türkiye’de bir dilde milliyetperverlik cereyanı baş gösterdi. Aruz vezniyle olmakla beraber, yalnız Türkçe

Devamını oku

Bir kere şunu söyleyeyim ki ben devletin bana bahşedeceği soyadına muhtaç değilim, onu soysuzlar düşünsün. Devletin, yani o zamanki Halk Partisi’nin (CHP) kabul ettiği soyadı kanunu yanlıştır. Çünkü Türklerde soyadı isimden sonra değil, önce gelir. Dilin yapısı

Devamını oku

Hürriyet Gazetesi’nin 20 Mart 2000 târîhli sayısında Bay Yener Süsoy’un Türkiye’nin ilk kültür bakanı Bay Talat Halman ile yaptığı bir röportaj yayınlandı. Bay Süsoy’un, Bay Halman’ın hâtırâtını Hürriyet’e anlatmasının övüncü ile kaleme aldığı yazısı bize devenin “Nerem

Devamını oku

Bir-iki gün sonra kendisini ziyaret edecektim. Önümüz mübarek Kurban Bayramı idi. Ese, dosta bayram tebrikleri hazırlamış, bu arada Atsız Hoca’ya da yazmış, fakat postaya vermekten son anda vazgeçmiştim. Nasıl olsa birkaç günlük tatil vardı. Bu vesileyle Hoca’yı

Devamını oku

Bir fikir hareketini yürütmek, derin bir kültürden bir önce, çelik gibi bir iradeye ve sarsılmaz bir imana sahip olmayı gerektirir. İnsanı nerede, ne zaman, hangi şartlarda yakalayacağı bilinmeyen ve belki de hayat boyu sürecek bela ve felaketleri,

Devamını oku

Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu, onu son yolculuğuna uğurladığında “Gerçek bir er kişinin cenaze namazını kıldık…” demişti. Atsız Bey, etki alanına giren yoldaşları nazarında daima “er kişi” örneği olmuş, kendilerine ülkü olarak Türklüğü ve Türk Milliyetçiliğini gösterdiği gençlerin yiğitlik,

Devamını oku

Yassıada hükümlülerine siyasî hakları verildiği için bazı çevrelerce gösterilen telâş, geçmiş zamanların unutulmasından doğuyor. Her ne kadar bu çevreler geçmiş zamanı unutmadıklarını ileri sürüp Demokrat Partililere siyasî hak verilmesinin yakın geçmişteki kanunsuzlukların kabulü demek olacağını söylüyorlarsa da

Devamını oku

Türk dili ve tarihi üzerinde çalışan Batılı bilginlerden birçoğu Akdeniz’den Çin içlerine kadar yayılan ve kendilerine “Türk” diyen insanları, ilmi görüşle, tek bir millet saydığı gibi, bazıları da İstanbul’dan Çin içlerine kadar uzanan geniş bölgede, mesela İstanbul

Devamını oku

27/68