“İdamlar yapılmazsa ordunun izzetinefsi çok kırılacaktır” Azizim Hacaloğlu, Mektubunu alalı epey oldu. Kültür Müsteşarı falanı arayarak benim için zahmete girdiğin için teşekkür ederim. Bundan sonra o zevatı arama. Çünkü Necati Sepetçioğlu, kitabın yakında piyasaya çıkarılacağını söyledi. Kimse
Azizim Osman Nuri Kurt Beğ, 9 tarihli mektubunuzu aldım. Mektuplar, uçakla da olsa nedense hep geç geliyor. Türkiye içi de böyle. Buna rağmen mektubunuza geç cevap vermiş sayılabilirim. Fakat mazeretim mühim. Hafif bir kalp spazmı geçirdim. Yani
Azizim O.N.Kurt Beğ, 24 Mart tarihli mektubunuzu, arkasından da vesika mahiyetinde olan gazeteleri aldım.Verdiğiniz bilgiler değerlidir. Bu yolda devamınızda faydalar olduğu şüphesizdir.Tabii, kendi hüviyetiniz ve fikirlerinizi hiç belli etmeseydiniz daha iyi olurdu. Buna rağmen hâlâ tarafsız, ortada
Ağustos, tarihimizde mühim ve şanlı bir aydır. 26 Ağustos 1071 ile 30 Ağustos 1922, aynı düşman millete karşı iki büyük ve örnek zaferin kazanıldığı dönüm günleridir. Birincisi, millî şuurun da şimşek gibi çaktığı bir gündür. İkincisi, en
Şimdi herkes aklı evvel oldu, Beş on tekerlemenin tekrarlanmasıyla dünyayı bir çırpıda düzeltiveriyorlar. Millet hainliğine kadar varan her şeyi söyleyip de yine “özgürlük yok” diye bağıran siyaset palyaçolarına, çocuk aldatır gibi yalanlar söyleyerek olmayacak vaatlerde bulunanlara baktıkça
Türk tarihinde şanlı, elemli, uğursuz birçok mayıs günleri vardır. Bu yazıda artık kesin olarak hükme bağlanmış bir mayısla (23 Mayıs 1040), üzerinde henüz son söz söylenmemiş başka bir mayıstan (3 Mayıs 1944) bahsedeceğim. 23 Mayıs 1040 Cuma
