Yahya Kemal, Ziya Gökalp’la olan manzum bir şakalaşmasında: “Kökü mâzide olan atiyim” demişti. Bu dört kelimelik mısra, yaşamak kabiliyeti olan bütün milletler için değişmez bir düsturdur. Maziyi unutsak, atsak, inkâr etsek bile kökümüz, aslımız oradadır. Manevî kanımızda,
20 Eylül 1971 tarihiyle Kültür Bakanı Talât S. Halman’dan resmî bir yazı aldım. Basılı olan ve başkalarına da gönderilmiş bulunan yazı aynen şöyledir: Sayın Nihâl Atsız, Kültür Bakanlığının yayın programından ilki, kültür eserleri konusunda üç yeni diziyle
Geçmişi anmak insanlara mahsus bir iştir. Hayvanlar geçmişi düşünmez. Onlar yalnız içinde bulundukları ânın kaygısındadır. “Geçmiş” ne kadar kusurlu olursa olsun bugün ve yarın için vereceği derslerle, göstereceği ibretlerle ihmaline imkân olmayan bir kitap, insanlara milletlerin güç
Zeki Velidi Togan, hiç şüphesiz, tarihe “büyük bir tarihçi” olarak geçecektir. Hatta genç tarihçi Yılmaz Öztuna onun için “şimdiye kadar gelmiş en büyük Türk müverrihi” tabirini kullanmıştır. Zeki Velidi Togan daha pek genç yaşında tarihe millî bir
“Biz, bize saldırılmadıkça savaşmayız” cümlesini siyasîler çok kullanır. Fakat bu cümlenin pek “sudan” olduğunu anlamak için ufak bir dikkate bile lüzum yoktur. Çünkü kendisine saldırılan bir millet ister istemez savaşacak, aşırı bir barışçı olsa bile yaşamak için
Milletler ve onların teşkilatlanmış şekli olan devletler yaşamak için bir takım tedbirler almaya ve çareler bulmaya mecburdur. Devletler, bu tedbirlerin akıllıca olduğu nisbette büyür, güçlenir. Bütün tarih bize şu gerçeği gösteriyor: Milletlerin hayatında üç merhale ve üç
“Türkçülüğe Karşı Yobazlık” adlı yazım (Ötüken, 1970 Martı), cevap değil, birbirini tutmaz avâmi tekerlemeler ve örtülmek istenen küfürlerle karşılık gördü. Konya’daki “Oku” dergisi yazarı Hasan Bağcı, Ziya Gökalp’ın Türkçülüğü İslamiyete karşı çıkardığını, Türkçülüğün büyük Yahudi himayesi gördüğünü,
“Bin Temel Eser” arasında dili, günümüzün Türkçe’sine çevrilerek tarafımdan hazırlanan “Aşıkpaşaoğlu Tarihi” için yazılan bir tenkit cidden canımı sıktı, Bir ilim ve ihtisas konusu olan böyle bir yazıyı, hiç bir şey bilmeden yazan bir insana cevap vermek
İnsanlığın tarihi bir yandan hak, hukuk, adalet iddiaları ile, öte yandan da en korkunç haksızlıklar ve fenalıklarla doludur. Bir bakıma insan, canlıların en canavarı, canavarlıkta en orijinalidir. İnsanın nasıl bir yaratık olduğunu anlamak için bilgin olmaya, uzun
