Azizim Osman Nuri Kurt Beğ, 9 tarihli mektubunuzu aldım. Mektuplar, uçakla da olsa nedense hep geç geliyor. Türkiye içi de böyle. Buna rağmen mektubunuza geç cevap vermiş sayılabilirim. Fakat mazeretim mühim. Hafif bir kalp spazmı geçirdim. Yani
Azizim O.N.Kurt Beğ, 24 Mart tarihli mektubunuzu, arkasından da vesika mahiyetinde olan gazeteleri aldım.Verdiğiniz bilgiler değerlidir. Bu yolda devamınızda faydalar olduğu şüphesizdir.Tabii, kendi hüviyetiniz ve fikirlerinizi hiç belli etmeseydiniz daha iyi olurdu. Buna rağmen hâlâ tarafsız, ortada
Özledim… Yanıklık canıma değdi… Özledim, yıllarca daha özlerim. Hasret türkü olsa, ben onu çalsam, Kırılıp giderdi nice sazlarım… Yatın ümitlerim, uykuya yatın! Bitin hasretlerim, tükenip bitin! Ayrılık ateşi çetinmiş, çetin; Onunla dikleşir bütün düzlerim. Yanımda sanrım, bakarım
Çekildi mi kılıçlar Türk’ün gönlü hoşlanır Kağanlığı kurmaya Yeni baştan başlanır Gözler ayda güneşte İlteriş Kağan başta Yazlar geçer savaşta Ötüken’de kışlanır İçelim kımızları Yosma Gök Türk kızları Esritirken bizleri Yavuzlar yavaşlanır
İçim yine sevinçle dolup yanıyor; Sanki deniz olmuş, dalgalanıyor. Uzak uzak ülkelerden döndüm seferden; Yaralarım ağır, fakat mestim zaferden; Zafer, ümit kaynağının bir çeşmesidir. Zafer bir çok gönüllerin birleşmesidir. Gönülleri birleşenler ölse de bir gün, Gök kubbede
Ey benito musolini! Ey gayet yüce, İtalyanlar başvekili muhterem Duce! Duydum ki, yelkenleri edip de fora Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora. Buyursunlar… Bizim için savaş düğündür; Din arabın, hukuk sizin, harp Türklüğündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa
