Türkiye’de 1944-1945 yıllarında dünyanın hiçbir ülkesinde olmayacak ve olması hayal dahi edilemeyecek bir cinayet işlendi. Ülkenin en seçkin aydınları, yurtseverleri, ilim, fikir ve sanat adamları tutuklanarak, tabutluklara sokuldu, mahkemelerde süründürüldü. Nihal Atsız, Orhan Şaik Gökyay, Alparslan Türkeş,
Hüseyin Nihal Atsız, Türk fikir hayatının en mücadeleci isimlerindendir. Korkusuzca kalem oynatmıştır. Neye inandıysa onu, zorlukları göğüsleyerek, hapse girmeyi göze alarak, savunmuştur. Hiçbir surette inanancından taviz vermemiştir. Atsız, mücadeleci kimliği yanında büyük bir ilim adamı ve büyük
Nihal Atsız, Türk milletinin yaşıyla eşit bir yaşa sahip olan Türk milliyetçiliği fikrinin, Cumhuriyet döneminde yetişen en güçlü temsilcisidir. İlim, fikir ve aksiyon planında Türk ülküsünün kavgasını veren Atsız, tarihçi, şair, romancı ve mütefekkir yanlarını, sahip olduğu
Hüseyin Nihal Atsız, bir dönemin idolüdür. Onun ürettiği “Ülkü”, “Dokuz Işık”, “Bozkurt” ve daha birçok kavram ve semboller Milliyetçi Hareket’in fikir temelini oluşturmuştur. Atsız, eğilmeyen, bükülmeyen, bildiğinden asla şaşmayan büyük fikir adamı, büyük edebiyatçı, büyük tarihçidir. Başında
Nihâi Atsız, 20. yüzyıl Türk düşünce hayatının ve edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Adı, Türkçülük ülküsü ile özdeşleşmiştir. Çok sayıda makalesi, romanları ve şiirleri ile de edebiyatımızda kendine özgü bir yeri bulunmaktadır. Yazılarındaki keskin üslûbu, akıcı anlatımı ve
Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu, onu son yolculuğuna uğurladığında “Gerçek bir er kişinin cenaze namazını kıldık…” demişti. Atsız Bey, etki alanına giren yoldaşları nazarında daima “er kişi” örneği olmuş, kendilerine ülkü olarak Türklüğü ve Türk Milliyetçiliğini gösterdiği gençlerin yiğitlik,
Atsız’ı ve söylediklerini anlamak ancak milli tarih şuuruna sahip olmakla mümkündür. Harşit vadisinin bu hırçın ve coşkun evladı, üç asırlık hüsran sürecinde, kanı işgaller ve ihanetlerle sel gibi akıtılmış bir milletin isyan sesidir. Bütün yurtları talan edilmiş,
Hüseyin Nihâl Atsız İstanbul’da 1905’te doğdu, 1975’te de öldü. Ömer Seyfettin, Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp, Rıza Nur gibi öncülerin yolunda gitti ve ömrünün 50 yılını Türklük ve Türkçülük düşüncesinin gelişmesi için harcadı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
1- Bozkurtlar 2- Deli Kurt 3- Ruh Adam 4- Yolların Sonu 5- Dalkavuklar Gecesi / Z Vitamini 6- Türk Ülküsü 7- Turancılık, Milliî Değerler ve Gençlik 8- Tarih, Kültür ve Kahramanlar 9- Türk Tarihinde Meseleler 10- Türk
