Bu tarih, o zamanın Türkçesiyle yazılmış bir eser olup tarihî değerinden başka dil bakımından da büyük kıymet taşımaktadır. Dili ve üslûbu Dede Korkut kitabının dilini ve üslûbunu andırmaktadır. Kitaba, müellifin ölümünden sonra da bazı kimseler, ihtimal Aşıkpaşaoğlu’nun
Atsızın yayına hazırladığı Evliya Çelebi Seyahatnamesinden Seçmeler tam 40 yıl aradan sonra yeniden raflarda… Evliya Çelebi başka milletlerin de dikkatini çekmiş, üzerinde birçok incelemeler yapılmış, yazılar ve tenkidler yazılmıştır. Bunların listesi Prof. Cavid Baysunun İslâm Ansiklopedisindeki makalesinde
Bu kitap, her üçü de Atsız Hoca tarafından hazırlanıp da Tercüman 1001 Temel Eser serisinde (İstanbul, tarihsiz) yayınlanmış olan Oruç Beğ Tarihi ile Türkiye Yayınevi tarafından Osmanlı Tarihleri-I (İstanbul 1949?) adlı kitap içinde yayınlanan Ahmedî’nin manzum tarihi
Tarih şuuru, milletlerin hareket hatlarını tayine yarayan bir millî savunma silâhıdır. Hangi milletten düşmanlık gelmiştir? Hangi rejim faydalı veya tehlikelidir? Ne türlü şahıslar iyilik ve kötülük edebilir? İşte bütün bunların cevabını tarih şuuru verir. Türk milleti, aşağı
“Turancılık” deyince Türkiye’de anlaşılan şey, tarihî mirasları da dâhil olduğu halde bütün Türkleri tek devlet halinde birleştirmek ülküsüdür ve her ülkü gibi nesillere bakan, kan ve can vergisi isteyen, gönüllere heyecan katan bir inançtır. Tarihi, savaşları ve
«Ruh Adam», Türk edebiyatında pek alışılmamış çeşitte bir romandır. Müellifin tarihî romanlarını okumuş olanlar, tarihî bir roman gibi başlayan bu eserin öyle olmadığını görecek, sayfalar ilerledikçe kendilerini aşırı bir sembolizmin içinde bulacaklardır. Bir tarih çeşnisinin de yer
Bozkurtlar Ölümü ve Bozkurtlar Diriliyor; Bozkurtlar, yazarının vaktiyle verdiği lütufkâr müsaadeleri sonucunda “Bozkurtların Ölümü” ve “Bozkurtlar Diriliyor” adlı ölümsüz eserlerin, bir arada yayınlanmak suretiyle aldığı yeni isimdir. Bozkurtlar, her idealist Türk’ün heyecanında, fikir dünyasında, ülkücülüğünde ve inancında
“Dalkavuklar Gecesi” (1941) ve “Z Vitamini”(1959)nde, yazarın 1930’lu yıllardan itibaren, devletin milli mücadele ruhundan ve Türklük ülküsünden uzaklaştırılmasına sebep olan yöneticilere, bilhassa tek parti diktasının oluşturduğu baskı ortamında devlete sızan dönme ve devşirme taifesine yöneltilen yergiler öne
“…… Bu en sinsi tehlike ile yaptığım kalem savaşını bu kitapçıkla okuyuculara sunuyorum. Bunlardan “Komünist Donkişotu Proleter-Burjuva Nazım Hikmetof Yoldaşa” adlı birincisi 1935’in son ayında broşür halinde 500 tane basılmış ve bir günde tükenmişti. “İçimizdeki Şeytanlar” adlı
