Büyük Türkçü Atsız Ata; iki yıl önce, Onbir Aralık’ta Tanrı Dağı’na göçtü. Onbir Aralık, Türkçüler ve bütün Türkler için tarihi bir yas günüdür’ Onun arkasından ağlamak, anma günleri tertiplemek, Atsız Ata için konuşmalar yapmak, yazılar yazmak görevimizin
Bir fikir hareketini yürütmek, derin bir kültürden bir önce, çelik gibi bir iradeye ve sarsılmaz bir imana sahip olmayı gerektirir. İnsanı nerede, ne zaman, hangi şartlarda yakalayacağı bilinmeyen ve belki de hayat boyu sürecek bela ve felaketleri,
Bu memlekette 1944-1945 yıllarında büyük bir facia cereyan etti. Yaratıcıları tarafından “Irkçılık Turancılık davası ” diye adlandırılan bu facia, aslında, Türk milliyetçiliğini ve dolayısıyle Türklüğü yere serme hareketi idi. Türklük ve Türkçülük düşmanlarının saflarında yer alan dalkavuklar,
Hüseyin Nihal Atsız, bir dönemin idolüdür. Onun ürettiği “Ülkü”, “Dokuz Işık”, “Bozkurt” ve daha birçok kavram ve semboller Milliyetçi Hareket’in fikir temelini oluşturmuştur. Atsız, eğilmeyen, bükülmeyen, bildiğinden asla şaşmayan büyük fikir adamı, büyük edebiyatçı, büyük tarihçidir. Başında
Nihâi Atsız, 20. yüzyıl Türk düşünce hayatının ve edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Adı, Türkçülük ülküsü ile özdeşleşmiştir. Çok sayıda makalesi, romanları ve şiirleri ile de edebiyatımızda kendine özgü bir yeri bulunmaktadır. Yazılarındaki keskin üslûbu, akıcı anlatımı ve
Hüseyin Nihâl Atsız İstanbul’da 1905’te doğdu, 1975’te de öldü. Ömer Seyfettin, Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp, Rıza Nur gibi öncülerin yolunda gitti ve ömrünün 50 yılını Türklük ve Türkçülük düşüncesinin gelişmesi için harcadı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Ufak meselelerle büyük dâvalar engellenemez. Türkçülük yürüyecek ve Türk ırkı muzaffer olacaktır. Tanrı Türk’ü korusun.
Aziz Türk milleti! 3 Mayıs 1944 sonrasının, küçük mikyasta da olsa, hortlama temayülleri göstermesi karşısında vicdanımızın sesine uyarak bu açık mektubu yayınlamağa ve senin asil vicdanına ve üstün aklıselimine hitap etmeğe karar verdik. Haklarında üvey evlât muamelesi
