Milli Savunma gücünün biri maddî (yani insan ve silah), biri de manevî (ülkü ve ahlâk) olmak üzere iki temele dayandığını herkes bilir. Maddî temel unsurları göze görüldüğü için bunu ölçüp tartmak kolaydır. Şu kadar yüz bin askerimiz,
1944-1945 yıllarında Irkçılık-Turancılık davasından dolayı tutuklu bulunduğumuz sırada, bunun son aylarını geçirdiğimiz Tophane’deki Askerî Cezaevinde ilgi çekici bir olay geçti: Casusluktan sanık bir er, cezaevinden kaçıp yakalandıktan sonra prangaya vuruldu. Hayat hikâyesi şöyle idi: Lisenin son sınıfında
Bunca yazılara, açıklamalara, anlatmalara rağmen Türk milleti hâlâ komünistle sosyalistin farkını öğrenemedi. Sosyalistlere komünist damgası vurulduğu gibi kıpkızıl Moskof ajanlarının da sosyalist sayıldığı veya sanıldığı oluyor. Sosyalizm, milletin iktisadî hayatını düzenlerken onun bütün fertlerinin mümkün olduğu kadar
İnsanlar daha iyi ve kutlu bir hayatın özlemi içindedirler. Zekânın gelişmesiyle, içinde yaşadığı sefaletin korkunçluğunu kavrayan insan, bahtiyar olmak için bir yandan enerji harcarken bir yandan da mânevi yönden bunun sebeplerini hazırlamaya uğraşmıştır. Daha iyi ve güzel
Yaygın bir karikatür vardır. Boğulmakta olan bir adamı kurtaran genci tebrik eden edene. Gazetecinin biri bu soğuk günde, bu dalgalı denizden o adamı nasıl kurtardığını soruyor. Kurtarıcı gencin cevabı tam bir terdittir: “Yok canım! Boğulana bakarken denize
27 Mayıs 1960’tan sonraki ayların birinde, durumun Türkiye için siyasî bakımdan pek sağlam gözüktüğü bir sırada, Kıbrıslı bir öğrenci bana: “Rumlar yakında Türklere karşı harekete geçeceklerdir” demişti. Tecrübesiz bir gencin bu kanaatine katılmamış, bunu nereden çıkardığını sormuştum.
Yeni Başbakan Suat Hayri Ürgüplü, kabine programının Millî Eğitim bölümünde “Milliyetçi bir gençlik” yetiştirmeyi amaç edineceğini söyledi. Çok güzel bir düşünce. Hele biz Türkçüler için böyle bir kabineye bütün gücümüz ve samimiyetimizle destek olmak kadar normal bir
Dünyanın her yerindeki insanlar, hangi siyasî veya iktisadî düşüncede olurlarsa olsunlar, kendi milletlerini her şeyin üstünde tutuyorlar. Her yerde ve her zaman görülmesi mümkün psikopatlar dışında bu kaide istisnasız yürürlüktedir. Hattâ beynelmilelci oldukları iddia edilen komünistler bile
Yön adlı bir aşırı solcu derginin 25 Eylül 1964 tarihli 78. sayısında devlet kuvvetlerini derhal harekete geçmesi gereken bir yazı yayınlandı. “Millî Emniyet Teşkilâtı Islah Edilmelidir” başlığını taşıyan bu imzasız yazıda devletin iç ve dış güvenliğini sağlayan
