Nihal Atsız, Türk milletinin yaşıyla eşit bir yaşa sahip olan Türk milliyetçiliği fikrinin, Cumhuriyet döneminde yetişen en güçlü temsilcisidir. İlim, fikir ve aksiyon planında Türk ülküsünün kavgasını veren Atsız, tarihçi, şair, romancı ve mütefekkir yanlarını, sahip olduğu
Atsız; Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp’ten sonra Cumhuriyet çağının Türkçüsüdür. Atatürk bu fikrin uygulayıcısı, Türkiye Cumhuriyeti ise Türkçülüğün gerçekleşmesidir! Bu kitap, Atsız’ın hayatı ve mücadelesi hakkında bir giriş denemesidir. Bu kitapla çoğu ezberlerinizi unutup yeniden öğrenecek ve
Millete ihanet yalnız askerî sırları düşmana satmakla olmaz. Mevkiinin otoritesini kendi menfaati için kullanan devletli, akrabasının çocuğunu hatır için geçiren öğretmen, vazifesi başına geç gelip millet fertlerini bekleten belediye doktoru da birer vatan hainidir. Farkları, ihanetin şümulü
Yassıada hükümlülerine siyasî hakları verildiği için bazı çevrelerce gösterilen telâş, geçmiş zamanların unutulmasından doğuyor. Her ne kadar bu çevreler geçmiş zamanı unutmadıklarını ileri sürüp Demokrat Partililere siyasî hak verilmesinin yakın geçmişteki kanunsuzlukların kabulü demek olacağını söylüyorlarsa da
Basına “dördüncü kuvvet” derler. Şuurlu ve sorumluluk duygusu içinde bulunan kimselerin elinde bulundukça bu hüküm doğru olabilir. Milletin yahut milletin ayrı zümre ve tabakalarının istek ve temayüllerini aksettirmek, yanlış icraatı tenkid etmek, gizli kalmış gerçekleri ortaya çıkarıp
12 Ekim 1969’da yapılacak seçimler için partiler şimdiden yarışmaya başlamıştır. Parti başkanlarıyla ileri gelenlerinin yurdu dolaşarak yaptıkları konuşmalar bunu gösteriyor. Bu arada Halk Partisi kendisi için iane toplamaya kalkışarak Türkiye’de ilk defa görülen bir mücadele şeklî denemektedir.
Mecliste temsilci bulunduran sekiz parti, gerek program ve tüzükleri, gerekse adları ile, savundukları prensipleri öne sürmüş gözüküyorlarsa da “hakikat” henüz bu merkezde olmaktan uzaktır. Çünkü partiler henüz oturmamışlardır. Bir parti, ana çizgilerde memleket ve hatta cihan görüşü
Milletlerin hayatı, yani tarih, hem dış, hem de iç çekişmelerin hikâyesinden ibarettir. Bugünkü iç çekişmeyi demokratik ülkelerde partiler, komünist ülkelerde küçük zümreler temsil eder. Partiler arasındaki mücadele bir oyundur. Tadında bırakmak, fayda sağlamasına bakmak gerekir. Çocukların oyunu
Aziz Türk milleti! 3 Mayıs 1944 sonrasının, küçük mikyasta da olsa, hortlama temayülleri göstermesi karşısında vicdanımızın sesine uyarak bu açık mektubu yayınlamağa ve senin asil vicdanına ve üstün aklıselimine hitap etmeğe karar verdik. Haklarında üvey evlât muamelesi
