Arif Türkdoğan Bey, Mektubunuzu ve 285 kuruşu aldım.Türk Edebiyatı Tarihi’yle yeniden altı aylık abone kayd edilmenizi istiyorsunuz.Siz evvelce bir yıllık abone olduğunuz için abone müddetiniz 21’inci sayıda bitecekti. şimdi altı aylık daha abonenizi uzatınca 27’inci sayıya kadar
Azizim O.N.Kurt Beğ, 24 Mart tarihli mektubunuzu, arkasından da vesika mahiyetinde olan gazeteleri aldım.Verdiğiniz bilgiler değerlidir. Bu yolda devamınızda faydalar olduğu şüphesizdir.Tabii, kendi hüviyetiniz ve fikirlerinizi hiç belli etmeseydiniz daha iyi olurdu. Buna rağmen hâlâ tarafsız, ortada
Kardeşim Yılanlıoğlu, Bir aydır hasta olduğum için mektuba geç cevap veriyorum. Bütün kuvvetimi, enerjimi alan müzmin bir dizanteri geçirdim. Teşhis olunamadığı için de bir hayli sarsıldım. Bu sefer iyi olmaktan ümit kesmiş ve müthiş ağrılar arasında intiharı
Azizim Osman Nuri Kurt Beğ, 9 tarihli mektubunuzu aldım. Mektuplar, uçakla da olsa nedense hep geç geliyor. Türkiye içi de böyle. Buna rağmen mektubunuza geç cevap vermiş sayılabilirim. Fakat mazeretim mühim. Hafif bir kalp spazmı geçirdim. Yani
“İdamlar yapılmazsa ordunun izzetinefsi çok kırılacaktır” Azizim Hacaloğlu, Mektubunu alalı epey oldu. Kültür Müsteşarı falanı arayarak benim için zahmete girdiğin için teşekkür ederim. Bundan sonra o zevatı arama. Çünkü Necati Sepetçioğlu, kitabın yakında piyasaya çıkarılacağını söyledi. Kimse
Azizim Refet Körüklü Beğ, Bu sabah çocuklara telefon ederek size son iki sayının gitmediğini, Muzaffere yollamalarını söyledim ama onlar aşık oldukları için unuttular. O sebeple ben, bendekilerden yirmişer tane gönderiyorum. Siz Muzaffer’e göre daha serbest olduğunuz için
Azizim Şaman, Biz, İzzet Yolalan’la kararlaştırdık: Telefonun başından ayrılmıyoruz. Sabaha kadar bekliyoruz. Uyku kaçırıcı ilaçlar alıp boyuna koyu çay içiyoruz. Uyumayalım diye… Neden mi? Eh, ne olur, ne olmaz, belki Başbakanlığı bize teklif ederler diye. Onun için
Azizim Kayabek, (*) Mektubumu şu bildiriye yazarak bir taşla iki kuş vurmuş oluyorum. Bundan birkaç nusha gönderdiklerine göre herhale dağıtmamı istiyorlar demektir. Maksada gelince: Fakir bir köye tayin edilmiş ülkücü bir ilkokul öğretmeninden hazin bir feryatname aldım. Yardım
Azizim Kayabek, Sizden epeydir haber alamadım ama merak edecek bir şey olmadığına eminim. Siz orada yirmi kişiye mektup yetiştirmek için bulunmuyorsunuz.”Adsız”(1) için yazdığınız uzun tenkid ve tahlil yazısını o günlerde bana gelen Halûk Çay(2) aldı. Zaten bu
