Azizim Şaman, Biz, İzzet Yolalan’la kararlaştırdık: Telefonun başından ayrılmıyoruz. Sabaha kadar bekliyoruz. Uyku kaçırıcı ilaçlar alıp boyuna koyu çay içiyoruz. Uyumayalım diye… Neden mi? Eh, ne olur, ne olmaz, belki Başbakanlığı bize teklif ederler diye. Onun için
Azizim Şaman, 25 Şubat tarihli mektubunu zevkle okudum. Tarihî belge mahiyetinde güzel bir mektup yazmışsın. İkimizin de hususiyetlerimize dair satırları dolayısıyla, cevabını verdikten sonra bu mektubu da diğerleri gibi yok etmek gerekiyor ama bilmem kıyabilecek miyim? Benim
Azizim Şaman, Bayram tebriği kartını ve 22 Kasım tarihli mektubunu aldım. Nihayet oradaki (1) durumundan memnun olmaya başladığını öğrenince tabi ben de memnun oldum. Malüm ya, bizim bir özelliğimiz de hiçbir şeyden memnun olmamaktır. Önünde kalan şu
Kardeşim Muzaffer Amca, Müjdeli mektubunu aldım. Yalnız ben müjde diyince önce doğum oldu da Lalehan beşizleri (yani beş portakal biraderler) doğdu sandım. Fakat herhalde o da bu mektup gelinceye kadar olur. Hem nüfus artar. Hem de Lalehan
Azizim Kayabek Mektubumu şu bildiriye yazarak bir taşla iki kuş vurmuş oluyorum. Bundan birkaç nusha gönderdiklerine göre herhale dağıtmamı istiyorlar demektir. Maksada gelince: Fakir bir köye tayin edilmiş ülkücü bir ilkokul öğretmeninden hazin bir feryatname aldım. Yardım
Azizim Kayabek, 30 Ekim tarihli mektubunuzu aldım. 31 de postaya verilmiş. Bana altı günde geldi. Size yürüyüş yaptırarak teselli veren gezinti yerinizin ikiye bölünmesinin ne demek olduğunu ben çok iyi anlarım.Yürümek en iyi avunma ve güç kaynağıdır.İnsanı
Kardeşim Yılanlıoğlu, Maalesef Orkun’u yaşatmaya imkân yok. Ben alâkadar olamadığım için Orkun’un daha büyük hatalar işlemesi muhtemel. Tevfik İleri’yi Türkçü diye müdafaa etmeleri bunu gösteriyor. O Necdet Sançar’ı sürer gibi Edirne’ye yollarken Orkun onu müdafaa etti(1). Onu
Kardeşim Yılanlıoğlu, Bir aydır hasta olduğum için mektuba geç cevap veriyorum. Bütün kuvvetimi, enerjimi alan müzmin bir dizanteri geçirdim. Teşhis olunamadığı için de bir hayli sarsıldım. Bu sefer iyi olmaktan ümit kesmiş ve müthiş ağrılar arasında intiharı
Arif Türkdoğan Bey, Mektubunuzu aldım. Sizin nereden talebem olduğunuzu hatırlayamadım. Eski harfleri güzel yazdığınıza ve sağlam bir Türkçeye malik olduğunuza nazaran mümkün olduğu kadar eski bir talebem olacağınızı düşündüm. Yeni talebelerimiz maalesef doğru Türkçe yazamıyorlar. Benim en
