Muzaffer, İşbu nâme, bir iş mektubudur. Şöyle ki: Irkçılık-Turancılık dâvâsını, bütün boş vakitlerimi o işe ayırmış bir vaziyette hazırlamaktayım(1). Mahkeme safhasına kadar olan kısımda, ev aramaları, tevkifler ve Emniyet’te yapılan sorgular hususlarında bir hayli eksikler var.Bu arada,
Kardeşim Muzaffer Amca, Pek çok güçlüklere uğradıktan sonra nihayet 8 Ağustosta uçakla Münih’e geldim. Böyle iki buçuk saatlik bir yolculuk bende yabancı bir diyara gelmiş olmak intiba uyandırmadı. Ankara’ya tirenle 9 saatte git, Almanya’ya 2.5 saatte var.
Azizim Kayabek Mektubumu şu bildiriye yazarak bir taşla iki kuş vurmuş oluyorum. Bundan birkaç nusha gönderdiklerine göre herhale dağıtmamı istiyorlar demektir. Maksada gelince: Fakir bir köye tayin edilmiş ülkücü bir ilkokul öğretmeninden hazin bir feryatname aldım. Yardım
Azizim Refet Körüklü Beğ, Mektubunuzu, şiirinizi ve Nejdet’in resmini aldım. Teşekkür ederim. Ötüken’in Haziran sayısının yazılarını gençler bugün aldılar. Şiirlerinizden birisini koyduk. Salih’in mezar kitabesi için yazdığınız dörtlüğü de koyduk. Muzaffer’le birlikte dünyayı idare edişinize gıpta ettim.
Kardeşim Yılanlıoğlu, Üzücü şeyler için mektup yazmak, bu kanaat notu verme zamanında hiç de hoş olmuyor. Sen ve bilhassa Hacıömeroğlu, Ali Rıza Özer’e karşı çok sert muamele etmişsiniz. Zavallı çocuk ağlamış. Bir arkadaşı tarafından dolandırıldığı için çok
Azizim Hacaloğlu, İstanbul gazetesinde çıkan yazıyı onlar neşretmedi sanarak Ötüken’de bastırdım. Bana gazeteleri eksik yolladıklarının sonradan farkına vardım. Bununla beraber Ötüken’de çıkışı da iyi oldu. Çünkü bizim dergi o gazeteden daha çok satılıyor ve onun çıktığından pek
Azizim Hasan Oraltay Beğ, 3 tarihli mektubunuzu dün aldım. Bu ay Ötüken pek geç kaldı. Ağustos sayısı ancak dün geldi. Size de postaladım. Sebebi şu: Biliyorsunuz, dergi Ankarada basılıyor ve Nejdet Sançar bakıyor. Ben bakamıyorum. Bu yaz
Azizim Osman Nuri Beğ, Bir müddet önce bazı vesikalarla birlikte gönderdiğiniz mektuba ancak şimdi cevap verebiliyorum. Kusura bakmayın. Çok meşgul ve yalnızım. Orada solculuğa kaymış olan ve Türk diye geçinenlerin isim ve adreslerini gönderirseniz çok faydalı olur.
Azizim Osman Nuri Beğ, 11 tarihli mektubunuzu alalı hayli oldu. İstediğiniz kitabı alayım diye bekledim. İstanbul’a nadir olarak iniyorum. İndiğim zaman da kitapçılarda bulamadım ve ister istemez Ankara’daki ahbaplara yazarak beklemeye mecbur kaldım. Fakat onlardan da bugüne
