“Deli Kurt”, Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd’dan sonra “Şehzadeler Kavgası” diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de “Bozkurtlar”da başlayan Orta Asya’daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu’da devamıdır. Şehzadeler arasında süren ve tafsilatı henüz yeterince aydınlanmamış
“… bir roman yazmak üzereyim. Hem de öyle bir roman ki hayatın bizzat kendisini aksettirecek. İçinde hem romantizme, hem de realizme yer olmakla beraber bizzat hayatın akışından ayrılmayacağım ve buna olduğu kadar tarihe de sadık kalacağım. Bir
Çoğu üniversiteli olan bir takım gençlerin aylardan beri şuraya buraya kireçle ve büyük harflerle “NATO’ya hayır” diye yazdıkları görülmektedir. Gençlerin bu yazıları, kabataslak olarak düşüncelerini belirtmekte ise de bu fikrin sebepleri ve teferruatı ancak, o gençleri destekleyen
Küçük tedbirlerle mühim arızaların giderilmesi, çok defa mümkündür. Işığın yerini değiştirmek gözlerin yorulmasını, kışın yün fanila giymek, üşümekten doğan türlü hastalıkları önler. Sobaya yapışan bir çocuk için tedbir onu azarlamak yahut dövmek değil, sobanın çevresini parmaklıkla çevirmektir.
Millete ihanet yalnız askerî sırları düşmana satmakla olmaz. Mevkiinin otoritesini kendi menfaati için kullanan devletli, akrabasının çocuğunu hatır için geçiren öğretmen, vazifesi başına geç gelip millet fertlerini bekleten belediye doktoru da birer vatan hainidir. Farkları, ihanetin şümulü
Bazı faydalı ve çabuk tesirli ilâçlar vardır. Yerinde kullanıldığı zaman şifa sağlar. Fakat aklına esen, bilir bilmez kullanmaya başlayınca zararlı olur. Grev bu çeşit ilâçlara benziyor. Hiç kimsenin vicdanı bir adam veya şirket zengin olsun diye birçok
En iyi toplum, herkesin kendi vazifesini kusursuz yaptığı toplum, en üstün ahlâk da vazife ahlâkıdır. Türk devletinde öğrencilerin görevi derslerin çalışarak hayata bilgili ve kültürlü insan olarak atılmaktır. Fakat son yılların sakat eğitim politikası ve türlü tesirlerle
Birçok şeylerin sınırını çizmek, daha doğrusu birbiriyle uzaktan ilgisi olan nesneleri iyice ayırmak güç meseledir. “Dehâ” ile “cinnet” bir noktada birleşir derler, insanlık tarihinde “dâhi” olarak kabul edilen bir hayli insanın aynı zamanda tıbbî mânâsı ile deli
Osmanlı şairlerinin en büyüklerinden olan Koca Râgıp Paşa ile en ünlülerinden Haşmet ve kadın şairlerimizin başında gelen Fitnat Hanım arasında bir takım latifeler yapıldığı rivayet olunur ve halk arasında bu latifelerin muhtelif şekilleri tekrarlanır. Bu üç şair,
