Bu dünyada karar olmaz, Gelir geçer bahar demi. Yaman olsa kahpe felek, Omuz silkip gülemem mi? Günler bana tuzak olsa, Geri dönmek yasak olsa, Yollar nice uzak olsa, Bir gün geri gelemem mi? Dünya beni saysın hiçe,
Özledim… Yanıklık canıma değdi… Özledim, yıllarca daha özlerim. Hasret türkü olsa, ben onu çalsam, Kırılıp giderdi nice sazlarım… Yatın ümitlerim, uykuya yatın! Bitin hasretlerim, tükenip bitin! Ayrılık ateşi çetinmiş, çetin; Onunla dikleşir bütün düzlerim. Yanımda sanrım, bakarım
Şu dağların meşeleri karanlık, Etekleri olur çayır çimenlik Kızanlarla burda eder yarenlik, “Sarı Zeybek şu dağlara yaslanır, Yağmur yağar, pusatları ıslanır”. Sarı Zeybek şu dağların eridir, Dağlar onun bütün yoğu varıdır. Kendi sarı, bindiği at dorudur; Attan
Yine akımda bugün sen varsın, Yine derdinle hayalim hasta. Bürüsün kalbimi derdin sarsın; Bir ümit var bu tükenmez yasta. Bir yaram var! Ona merhem vurman, Bir hayaldir ki gönülden taşıyor. Ayırırken bizi yollar ve zaman, Sana kalbim
Şehvet denilen bağda bir akşam ayılan kız, Her gün yeni bir kalbi sokan ruhu yılan kız! Artık yeter, uğrunda akan göz yaşı dinsin! Ey handesi bin ev yıkan, âfet sayılan kız, Kaçsan da, boğulsan da, gebersen de
Aşkınla senin bunca gönül etmede nale… Uğrunda akan gözyaşımız oldu şelale. Onmaz kara sevdamızı kan söndürecektir… O füsunkar ve güzel gözleri her kalbi deşen Öyle bir nazlı kızın aşkına düştüm ben ki… Ey bir eşi bulunmaz fedakar,
Adı yok,şehit! Kefenin; Vatan, Tabutun; Cihan, Düşünüp övün, Yaşıyor ünün… Damarında kan, Bir alev midir? Yaşaman; roman, Ölümün; şiir. Sana yok ne taş, Nede bir mezar, Bu hayat; savaş, Ebedi uzar… Eşit olduğun, Şu güneş; Tuğun, Tabutum;
Akıttılar yine kara toprak üstüne Kahraman Macarlar şanlı Turan kanını! Yazdılar yeniden Tarihe en şerefli, Yiğitlik Destanını! Yurt için ölümdür, en güzeli ölümün, Ölümler yaşatır bir ırkın vahtanını. Arpad’ın Milleti elbet öldürülemez, Verse de bin canını! Bataklık
Sonbahardı… Seninle geçiyorduk o yoldan; Topraklardan, havadan bir hüzün taşıyordu. Bize yaklaşıyordu. Gönlümüzde yepyeni bir duygu yaşıyordu. Rüzgarların değildi bu musiki, bu hüzün; Hatırladın değil mi? Kuşlar ağlaşıyordu… Havada bir serinlik… Tatlı bir hayal gibi… Toprak nasıl
