“Komünizm 1918’de ancak Rusya gibi ahalisi her bakımdan ezilmiş, geri bir memlekette tutunabildi. Bu tutunuş hükûmet darbeleriyle yapılmış ve komünizm ancak yığın yığın insanları öldürerek iş başında kalabilmişti.” Komünistler bütün dünyayı birleştirip yeni bir düzen kurmak iddiası
Türkiye’nin birçok şehirlerinde çıkarılmakta olan türlü türlü dergiler arasında memlekete faydalı olanları, başlarında ciddi birer ilim adamı bulunanlardır. Kâğıt israfından, değersiz yazılar neşrinden başka bir şeye yaramayan, dergiler yanında, hakikî ilim tevazuu ile çalışarak ortaya pek ciddi
Son zamanlarda iki Türk bilgini tarafından iki mühim eser neşrolundu. Memleketimizin ilmine övünç verecek kadar değerli olan bu iki eserden biri dil bilgini Besim Atalay tarafından yapılan Dîvânû Lügat it-Türk tercümesi, ötekide tarih bilgini Uzunçarşılı-Oğlu İsmail Hakkı
“… bir roman yazmak üzereyim. Hem de öyle bir roman ki hayatın bizzat kendisini aksettirecek. İçinde hem romantizme, hem de realizme yer olmakla beraber bizzat hayatın akışından ayrılmayacağım ve buna olduğu kadar tarihe de sadık kalacağım. Bir
Kardeşim Muzaffer Amca, 15 tarihli mektubunu ve makaleyi aldım. Sağol. Mektubun Enver Beğ’e(1) ait bölümünü telefonda kendisine okudum. Sana teşekkür etti. Sicil cüzdanı gelmiş. Yalnız, adının “Yakupoğlu” diye yazılmasından şikayet etti. Bizim memurlar Atsız’la Adsız’ı, Yakupoğlu ile
Kardeşim Muzaffer Amca, Bir memur hanımın hatası yüzünden tevkif olunup, geceyi Emniyet Müdürlüğünde geçirdikten sonra bu tevkifi “tebligat” sayarak infaz savcılığına başvurduk ve azami müddet olan 4 aylık tehir kararını aldık(2). 15 Temmuza kadar serbestim. Fakat Kayabek
Kardeşim Muzaffer Amca, Müjdeli mektubunu aldım. Yalnız ben müjde diyince önce doğum oldu da Lalehan beşizleri (yani beş portakal biraderler) doğdu sandım. Fakat herhalde o da bu mektup gelinceye kadar olur. Hem nüfus artar. Hem de Lalehan
