Atsız’ı ve söylediklerini anlamak ancak milli tarih şuuruna sahip olmakla mümkündür. Harşit vadisinin bu hırçın ve coşkun evladı, üç asırlık hüsran sürecinde, kanı işgaller ve ihanetlerle sel gibi akıtılmış bir milletin isyan sesidir. Bütün yurtları talan edilmiş,
Hüseyin Nihâl Atsız İstanbul’da 1905’te doğdu, 1975’te de öldü. Ömer Seyfettin, Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp, Rıza Nur gibi öncülerin yolunda gitti ve ömrünün 50 yılını Türklük ve Türkçülük düşüncesinin gelişmesi için harcadı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
1- Bozkurtlar 2- Deli Kurt 3- Ruh Adam 4- Yolların Sonu 5- Dalkavuklar Gecesi / Z Vitamini 6- Türk Ülküsü 7- Turancılık, Milliî Değerler ve Gençlik 8- Tarih, Kültür ve Kahramanlar 9- Türk Tarihinde Meseleler 10- Türk
Bu kitap, Süleymaniye Kütüphanesi Yayınları olarak “İstanbul Kütüphanelerine Göre Birgili Mehmet Efendi (929-981=1523-1573) Bibliyografyası” (İstanbul 1966), “İstanbul Kütüphanelerine Göre Ebussuud Bibliyografyası” (İstanbul 1967) ve “Âlî Bibliyografyası” (İstanbul 1968) isimleriyle M.E. Basımevinde basılarak yayınlanmış olan Atsız Bey’in üç
Bu kitap, her üçü de Atsız Hoca tarafından hazırlanıp da Tercüman 1001 Temel Eser serisinde (İstanbul, tarihsiz) yayınlanmış olan Oruç Beğ Tarihi ile Türkiye Yayınevi tarafından Osmanlı Tarihleri-I (İstanbul 1949?) adlı kitap içinde yayınlanan Ahmedî’nin manzum tarihi
Tarih şuuru, milletlerin hareket hatlarını tayine yarayan bir millî savunma silâhıdır. Hangi milletten düşmanlık gelmiştir? Hangi rejim faydalı veya tehlikelidir? Ne türlü şahıslar iyilik ve kötülük edebilir? İşte bütün bunların cevabını tarih şuuru verir. Türk milleti, aşağı
“Turancılık” deyince Türkiye’de anlaşılan şey, tarihî mirasları da dâhil olduğu halde bütün Türkleri tek devlet halinde birleştirmek ülküsüdür ve her ülkü gibi nesillere bakan, kan ve can vergisi isteyen, gönüllere heyecan katan bir inançtır. Tarihi, savaşları ve
Bir ülkünün çevresinde toplanmak ve onun için ölümü göze alarak savaşmak ne güzel şeydir! İnsanlar ancak ülkü ile hayvanlardan ayrılabiliyorlar. Millî bir ülkü olmadıktan sonra, insanın hayvandan ne farkı kalır? Hayvan, ölümden ve ızdıraptan kaçar, kuvvetliden korkar.
Türk tarihi henüz tedvin edilmemiştir. Bu kadar büyük ve mühim bir milletin tarihi için “henüz tedvin edilmemiştir” demek ilk bakışta insana imkânsız gibi görünse de bu, bir gerçektir. Bunun başlıca üç sebebi vardır: Birincisi, Türk tarihinin başka
