Türkiye’de mânâsı bir türlü anlaşılamayan iki kelime “Türkçülük” ile “Turancılık”tır. İnsanlara bir düşünceyi, bir kavramı anlatmak çok güçtür. Beyinlere yanlış olarak kazılan bir şeyi düzeltmek için başlıca çare ciddî yayınlar olabilir. Türkçü olarak Türkçülük ile Turancılık kelimelerinin
Nihal Atsız’ın Türk tarihinin kaynaklarını incelerken gösterdiği titizlik okuyucunun malumudur. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1974 yılında yayımlanan Türk Ansiklopedisi için yazdığı maddelerde edebiyat, tarih, din ve askerlik tarihimizin mühim simalarını ele almaktadır. Okuyucu bu eserde, Oğuzhan’dan Edirneli
Doktor Hasan Ferit Cansever, 1944-1945 Irkçılık Turancılık dâvasının mahkemeye sürüklediği 23 sanığın arasında en yaşlısı idi. Daha önceden de tanışmış olmamıza rağmen tutuklu olarak geçen bir buçuk yıllık hayatımızın, Askerî Cezaevindeki son yedi sekiz aylık süresinde birbirimizi
Türk fikir ve edebiyat hayatının en önemli isimlerinden biri olan Hüseyin Nihal Atsız, sadece yazdığı romanlarla değil, aynı zamanda mücadeleci ruhu ve fikri liderliğiyle de derin izler bırakmıştır. Onu ve fikir hayatını tanımak için kendi kaleminden çıkan
Zayıf şahsiyetli insanlar, erişemediği üzüme ham diyen tilki gibi, kendilerinde bulunmayana sahip olanın bedava düşmanıdır. Cahil, bilgilinin hasmıdır, ilmine bir şey söyliyemediği için onu, meselâ satılmışlıkla suçlandırır. Zayıf, kuvvetliden nefret eder. Bu nefretini, meselâ, kuvvetin hayvani bir
Birliğin kuvvet doğurduğu hakikatı üzerinde hiçbir fikir ihtilâfı yoktur. Bu hakikati, birçok milletlerde hikâyelere, fıkralara, vecizelere, atasözlerine konu olmuştur. Az kuvvetle çok iş yapmak gerektiği zaman başvurulacak biricik yol birliktir. «Birlik» , muhtelif enerjilerin birbiri aleyhine yönelerek
Bugün dünyada başlıca üç rejim var: Demokrasi, faşizm, komünizm. Bunları birer terim olarak kullanıyorum. Çünkü faşizm, nasyonal sosyalizm ve falanjizm birbirinden biraz farklı ve millî sistemler olduğu halde ana prensipleri benzediği için hepsine birden faşizm diyorum. Komünizmi
Burada baş sağlığı, orada gözler aydın; İki ayrı dünyada iki ayrı tören var. Tanrı katından gelen bir yüce buyruk üzre, Aramızdan ansızın çadırını deren var. Orada ecdat ruha şadümanlık içinde Burada tamu içre gönüllerde boran var. Eksilmiş
Toplumun en büyük haksızlığa uğramış tarihî şahsiyetlerinden biri, II. Abdülhamid’dir. Kendisinden önceki devirlerin ağır yükünü omuzlarında taşıyan, en güvenebileceği adamların ihanetine uğrayan ve dağılmak üzere olan içi dışı düşman dolu bir imparatorluğu 33 yıl sırf zekâ ve
