Kardeşim Muzaffer Amca, Müjdeli mektubunu aldım. Yalnız ben müjde diyince önce doğum oldu da Lalehan beşizleri (yani beş portakal biraderler) doğdu sandım. Fakat herhalde o da bu mektup gelinceye kadar olur. Hem nüfus artar. Hem de Lalehan
Kardeşim Muzaffer Amca, Bir memur hanımın hatası yüzünden tevkif olunup, geceyi Emniyet Müdürlüğünde geçirdikten sonra bu tevkifi “tebligat” sayarak infaz savcılığına başvurduk ve azami müddet olan 4 aylık tehir kararını aldık(2). 15 Temmuza kadar serbestim. Fakat Kayabek
Kardeşim Muzaffer Amca, 15 tarihli mektubunu ve makaleyi aldım. Sağol. Mektubun Enver Beğ’e(1) ait bölümünü telefonda kendisine okudum. Sana teşekkür etti. Sicil cüzdanı gelmiş. Yalnız, adının “Yakupoğlu” diye yazılmasından şikayet etti. Bizim memurlar Atsız’la Adsız’ı, Yakupoğlu ile
Kardeşim Muzaffer Amca, Pek çok güçlüklere uğradıktan sonra nihayet 8 Ağustosta uçakla Münih’e geldim. Böyle iki buçuk saatlik bir yolculuk bende yabancı bir diyara gelmiş olmak intiba uyandırmadı. Ankara’ya tirenle 9 saatte git, Almanya’ya 2.5 saatte var.
Dünyanın her yerindeki insanlar, hangi siyasî veya iktisadî düşüncede olurlarsa olsunlar, kendi milletlerini her şeyin üstünde tutuyorlar. Her yerde ve her zaman görülmesi mümkün psikopatlar dışında bu kaide istisnasız yürürlüktedir. Hattâ beynelmilelci oldukları iddia edilen komünistler bile
Büyük devlet ve fikir adamları halkın gönlünde her zaman sevgiyle yaşadıkları için büyüktürler. Onlar için resmi olarak herhangi bir anma törenine veya hatıralarını canlı tutma çabalarına bile gerek yoktur. Çünkü milletin içinde çıkan ve millet tarafından bağırlarına
‘Hem erkişiliğine, hem ruh kişiliğine gözyaşlarımla…’ Gayri neş’e kalmadı gözde de gönülde de Atsız öldü bir güneş battı bizim beldede Kutsal Tanrıdağı’ndan akıp gelen bir nurdu Sıcaklığı kalacak ateşte de külde de Alev alev yanacak bu topraklar
H. Nihal ATSIZ’ı bundan 22 yıl önce 11 Aralık 1975 günü kaybetmiştik. Yalnız kaybettiğimiz onun toprağa kavuşan bedeni olmuştur. Fikirleri bugün dahi ışıl ışıl parlamakta, dimdik ayakta durmaktadır. Bugün bizlerin en büyük görevi, ATSIZ’ı Türk devletinin yarınlarını
